Mustafa Seyda

Mustafa Seyda
@aliok
İki ömrüm olsun isterdim; biri yaşamak, diğeri okumak için.*Goethe*
Depersonalizasyon: Kendilikle ilgili farkındalığın yitimi, bedenin, düşüncelerin, hareketlerin kendisine ait olmadığı hissi, insanın kendisinden ayrılmış ve dışarıdan gözlüyormuş gibi hissetmesi.
Sayfa 72·Kitabı okuyor
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kontrolün travma üzerindeki etkisi
Travmatik bir deneyimin, özellikle de kişinin bundan kaçmasının başka bir yolu olmadığı için disosiyasyona başvuracağı kadar travmatik olan bir deneyimin tanımlayıcı özellikleri, kontrolün tamamıyla yitirilmesi ve müthiş bir çaresizlik hissidir. O yüzden de, kontrolü yeniden elde etmek travmatik stresle başa çıkmanın önemli bir unsurudur. Bu durum zamanla 'öğrenilmiş çaresizlik’ olarak bilinmeye başlanan bir fenomenle ilgili klasik bir araştırmada da açıkça görülmektedir. Martin Seligman ve Pennsylvania Üniversitesi’ndeki meslektaşları iki hayvanın (bu araştırmada farelerin) ayrı ama yan yana kafeslerde tutulduğu deneysel bir paradigma yaratmışlardı. Bu kafeslerden birinde, fare yiyecek almak için ne zaman bir kolu indirse, ona ilk olarak elektrik şoku verildi. Tabii, fare için stres yaratan bir durumdu bu ama zamanla şoktan sonra yiyecek alabileceğini anlayan fare buna alıştı ve tolerans geliştirdi. Sadece ve sadece kolu indirdiğinde şok verileceğini bildiğinden, durumla ilgili olarak belirli bir miktarda kontrolü vardı. Daha önceden bahsettiğim gibi, önden tahmin ve kontrol edilebilen stres yaratan bir unsur zamanla sistemde daha az ‘stres’ oluştururken, tolerans da artmaktadır. Ama ikinci kafesteki fare aynen ilk kafesteki fare gibi kolu indirdiği vakit yiyecek alabiliyordu ama kendisi kolu indirdiğinde değil, diğer fare kolu indirdiğinde şoka uğruyordu. Bir başka deyişle, ikinci fare ne zaman şoka uğrayacağını bilmiyordu ve durumu kesinlikle kontrol edemiyordu. Sonuç olarak bu fare strese alışmak yerine, strese karşı hassaslaştı. Her iki farenin beynindeki stres sistemlerinde büyük değişimler gözlemlendi: Farelerin stres üstünde kontrol sahibi olduğu durumda sağlıklı değişimler, kontrol sahibi olmadığı durumlarda ise yıpranma ve düzensizlikler görüldü. Şok üstünde
Baskıcı, reddedici, aşırı koruyucu ya da aşırı hoşgörülü bir ortamda yetişen insanlar özerk bir varlık olmayı öğrenemezler. Özerklik, özgürce seçim yapabilmeyi tanımlar ve var olan seçenekler arasından bir seçim yapabilmekte de öte bir anlam taşır, insanın zamanla olan ilişkisini de içerir. İnsanlar vardır bilirsiniz bir eyleme geçmeyi son dakikaya erteler, sonra bir telaş yaşarlar. Kimiyse zamanının denetimi kendi elinde değilmişçesine her yere geç kalır. Böyle insanlar tıpkı çocukken olduğu gibi, baskı ve tehditle güdülenir, zamanlarını özerk biçimde kullanamazlar. Üstlerinde bir baskı olmadıkça hareketsiz kalır, başka bir gücün kendilerini eyleme geçirmesini beklerler. İçinde bulundukları durumu "üşenme" sözcüğüyle dile getiren bu insanlar, günlük yaşamlarını başkalarının kendilerine verdiği bir görev gibi sürdürürler.
Sayfa 158·Kitabı okudu
Sen de dikkat etsen okuyabilirsin. Güya kâinat, azîm bir musika-i zikriyedir. En küçük nağme, en gür nağamata karışmakla, haşmetli bir letafet veriyor. Sözler
Din
Atalarımızın beyinlerine sahibiz ama onların asla karşı karşıya kalmadığı baştan çıkarıcılarla uğraşıyoruz.
Sayfa 115·Kitabı okudu
Edebiyat