DİLSİZ KORKU
En şaşırtıcı bulgu, korteksin sol frontal lobunda, Broca alanı olarak adlandırılan bölgedeki beyaz bir nokta oldu. Bu durumdaki renk değişimini, beynin o bölgesinde kan akımında belirgin bir düşüş olduğu anlamına geliyordu. Broca alanı, beynin konuşma merkezlerinden biridir, bu bölgeye kan akışı kesilmesi sıklıkla felçli hastalarda görülür. Broca alanında işlevsellik olmadığında düşüncelerinizi ve duygularınızı kelimelere dökemezsiniz. Taramalarımız, geçmişe dönüş (flashback) tetiklendiğinde Broca alanında işlev olmadığını göstermiştir. Başka bir deyişle artık, travmanın, damar tıkanıklığına bağlı felçte görülene benzer biçimde, bir fiziksel hasarın etkilerinden çok da farklı olmayan, onlarla çakışan etkiler yaptığına işaret eden görsel kanıtlarımız vardı.
Bu seçkin yaşlı Harvard profesörünün uyurken eşinin poposuna yaslandığında ne kadar rahat ettiğini itiraf ettiğini duyduğumda nasıl da şaşırdığımı hatırlıyorum. Kendi içindeki en temel insani ihtiyaçlarını açığa vurarak, bunların hayatımızda ne kadar temel olduğunu hatırlattı bize. Bunları yerine getirmede başarısızlık; düşüncelerimiz ve başarılarımız ne kadar yüce olursa olsun varlığımızın gelişmesini etkiler. Bedeninizin tüm gerçekliğini, tüm ilkel yönleriyle kabul ederseniz yaşamınızı dolu dolu sürdürebilirsiniz.
“Çektiğimiz acının en büyük kaynağı, kendimize söylediğimiz yalanlardır.” derdi, yaşadığımız deneyimlerin her yönü hakkında dürüst olmaya iterdi bizi. Sık sık insanların gerçekten ne hissettiklerini bilmeden ve fark etmeden daha iyi olamayacaklarını söylerdi.
Ah, keşke bilselerdi.
Onlar, bilmek merakıyla kendilerinden geçmişken, uyarıyı da yasağı da neredeyse unutmuşken, birden başlarına hiç beklemedikleri bir şey geldi. Âdem’in, altında yaratıldığı filbahri ağacı, dalları yapraklarıyla, gövdesiyle kökleriyle çıkageldi. Derhe ağaçlarının bend olması yetmemişti ki, Âdem’le yasak ağacın arasına giriverdi. Merakın önünü kesmek istedi. Ne de olsa, aralarında derin bir hukuk vardı, Âdem bir filbahri ağacının altında yaratılmıştı.
“Âdem, dedi, yapma dön geri. Yoldan çıkma. Şeytana uyma. O büyük uyarıyı unutma.”