Zamanla bir davranış değişikliği meydana getirmedikçe, aslında bir şey öğretmiş sayılmaz; onlara konular üzerinden birçok konuşma ve açıklamalar yapmış olabilir; ama öğrencilerde kitap okumak, düşünmek, araştırmak ve demokratik değerleri benimsemek... gibi davrsnışlar görülmediği sürece hiçbir şey öğrenilmiş değildir.
Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu!
Düşüncemizin katlanması mı güzel,
Zalim kaderin yumruklarına, oklarına
Yoksa diretip bela denizlerine karşı
Dur, yeter! Demesi mi?
Ölmek, uyumak sadece! Düşünün ki uyumakla yalnız
Bitebilir bütün acıları yüreğin,
Çektiği bütün kahırlar insanoğlunun.
Uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü!
Çünkü ölüm uykularında,
Sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından,
Ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu.
Bu düşüncedir uzun yaşamayı cehennem eden.
Kim dayanabilir zamanın kırbacına?
Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine,
Sevgisinin kepaze edilmesine
Kanunların bu kadar yavaş
Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine
Kötülere kul olmasına iyi insanın
Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken?
Kim ister bütün bunlara katlanmak
Ağır bir hayatın altında inleyip terlemek
Ölümden sonraki bir şeyden korkmasa,
O kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya
Ürkütmese yüreğini?
Bilmediğimiz belalara atılmaktansa
Çektiklerine razı etmese insanı?
Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi:
Düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor
Yürekten gelenin doğal rengini.
Musahhar: Bir şeyi bir şeyin ya da kişinin emrine ve hizmetine vermek ve ona boyun eğdirmek.
İnsanın yeryüzünde amacına uygun yaşaması için yerlerin ve göklerin, gecenin ve gündüzün, denizlerin, nehirlerin, rüzgarın, ayın ve güneşin onun emrine verilmesini ifade eder.
"O size istediğiniz her şeyi verdi. Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız başa çıkamazsınız. Şu bir gerçek ki insanoğlu çok zalim, çok nankördür!" (İbrahim 14/34)