Ayşe

Ayşe
@alisze
“Jack of all trades master of none, though oftentimes better than master of one.”
Eski Türklerde şaman ritüellerinde davuldan başka müzik aletleri de kullanıldığına rastlanılmıştır. Özellikle müziğin ve müzik aletlerinin önemli olduğu anlaşılmaktadır. Çeşitli hayvan başlı veya sade asa, kaseler, amulet, vecde geçmeyi kolaylaştırıcı ve çoğu uyuşturucu nitelikteki maddelerin ve bitki yapraklarına da başvurulur. Ancak uyuşturucu madde ve bitkilerin kullanılma oranı diğer şamanist topluluklara kıyasla çok daha az görülür.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Eski türklerde bu töz dediğimiz oluşumlar aynı zamanda koruyucu ruh gibi işlev görüyordu.Herhangi bir kahramanın, din adamının ya da önemli bir kişinin onu koruyan bir hayvan eşinin olduğuna inanılırdı. İkisinden biri ölürse diğeri de ölüyordu. Yakutlarda, Sagaylarda, Kazaklarda, Kırgızlarda, ve başka türk boylarında çeşitli efsanelerde bu konuya işaret edilmiştir. Yakutlarda güçlü şamanların koruyucu ruhunun kartal, boğa, boz ayı, sığın ya da tay gibi hayvanlarken güçsüz şamanların koruyucu hayvanının köpek olduğuna inanılırdı.
Türk mitolojisinde görülen ve erken dönemden itibaren ortaya çıkan tözler(ruhlar), yani idoller esas olarak animizme ve Ataya saygı ya da tapınma kavramına dayanır. Animize göre bütün varlıkların canlı cansız fark etmeksizin ruhu vardır
Eski türklerde plesenta ve göbek bağı gibi kavramlar Umayla ilişkilendirilirdi. Bebekten kestikleri göbek bağını ocağa yakın yerlere gömer ve "Arpa gibi köklü ol", "Ardıç gibi dallı ol" derlerdi. Günümüzde hala devam eden, yeni doğan çocukların göbeğinin ilerde iyi bir meslek sahibi olması veya talihinin iyi olması için uygun görülen yerlere gömülmesi geleneği muhtemelen buradan gelmektedir. Beşik döneminde bebek yalnızca Umaya aittir, Umay her zaman çocukla beraberdir. Umay'ın çocukla beraber olduğunun işareti, çoçuğun uykudayken gülmesidir.Yalnızca umay onla konuşur ve onu korur. Bebek gülüyorsa Umay onunla konuşup güldürüyordur. Bebek ilk kelimelerini etmeye başladığında ancak Umay onla konuşmayı bırakır. Bazen onun çocuğu terk ettiği zamanlar da olur. Bu ayrılma uzun sürdüğü zaman çocuk hastalanır. bebek sürekli ağlıyor ise Umay onu terk etmiş ve kötü ruhlar ona musallat olmuş demektir. Böyle bir durumda kama başvurulur ve bebeğin kutunun (ruhunun, yaşam enerjisinin) çalınıp çalınmadı kontrol edilir. Ne zaman bir çocuk doğacak olsa Umay, süt ak gölden aldığı bir damlayla (kutla) ona hayat verir. Her bir damla bir çocuk kutudur. Ruhun rahme intikali Umay ana tarafından gerçekleşir Umay ebelik ettiği çocukların ismini özel bir kitaba yazar. Ne zaman ki buraya yazılan ismin rengi solup kaybolursa o zaman o kişinin ömrü son bulur. Umaya Yayuci ismiyle hitap edildiği de olmuştur
Mitoloji
Türk mitolojisinde Yo Kan (Ulu Toyan denilen başka bir varlıkla da benzer olduğu düşünülüyor) dediğimiz varlık, yer ilahlarının en kudretlilerindendir. Dünyanın merkezinde olduğu varsayılan ve ucu Ülgen'in evine kadar ulaşan bir çamın (dünya ağacının bulunduğu yerde oturur. So Kan ve Temir Kan isimli iki çocuğu vardır. Bunlar, insanlar tarafından sunulan şeyleri memnuniyetle kabul eder. Talay Kan ise yer ilahlarından denizlere hükmedenidir. Ölülerin koruyucusu ve yeryüzündeki tüm suların hakimidir. Evi, on yedi denizin birleştiği yerdedir. Ele aldığımız bu ilah, Yunan mitolojisinde Poseidona (Neptunus) veya Mezopotamya tanrılarından Ea'ya karşılık gelir. Yer ilahlarının en önemlilerinden bir de Umay Ana gelir.