Ayşe

Ayşe
@alisze
“Jack of all trades master of none, though oftentimes better than master of one.”
Puan vermedi·182 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
153 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2026 21:18
Türk edebiyatına pek dönüp bakmazdım nedense ama bu kitap o mistik, doğadışı yanıyla fikrimi değiştirdi. Kesinlikle tavsiye ederim. İroniler ve gizemlerle dolu.
İnceleme
CadıHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
6/10
·74 syf.··
2025 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2025 12:30
Kafka'nın hayatına bakarsak bu kitap da diğer kitaplarına benzer paternler içeriyodu aslında. Bir anlaşılmazlık, eziklik duygusu, hiçbir sonuca varamama. Kafka'nın babasıyla olan ilişkisi de aynı böyleydi çünkü. Belki de hep onun takdiri için uğraştı ama ne yaparsa yapsın ne onun kendisiyle gurur duymasını sağlayabildi ne de kendisiyle gurur duyabildi. Bu kitabı sembolik açısından okumazsak pek bir şey anlamayız diye düşünüyorum. "Ee, adamın biri böceğe dönüşmüş ailesi şoka girmiş. Sonra böcek kahrından ölmüş. Bu ne ya? Ne saçma kitap." Deriz. Keza ortaokulda okuduğumda aynısını düşündüm. Ama Gregor Samsa'nın hezeyanı böceğe dönüşmekten daha başka bir şey sanki fark ettiniz mi? Bir sabah uyandığında kendini böceğe dönüşmüş buluyor ama tek derdi hala sabah 7 treniyle işe yetişmek. Ne oldu da böceğe dönüştüm? Bana neler oluyor? Kimse bu soruların peşinde değil. Başta kendisi olmak üzere ailesi de. Ailesinde sadece bir tiksinti oluşuyor Gregoru görünce. Ondan o kadar utanıyorlar ki odasından çıkmasın diye kapıyı kilitliyolar ve ilk soru "Gregor neden böceğe dönüştü?" Degil de "Gregor artık çalışamazsa şimdi kim eve para getirecek?" Oluyor. Aslında Kafka, Gregor'u bir böceğe dönüştürerek bize sadece sembolizm yapıyor bence. Çünkü Gergor ailesinin gözünde zaten bir böcekti. Sanki bir böceğin çıkardığı garip vızıltılar gibi, ne bir şey dediğinde ne dediğini anlıyorlardi veya anlamak istiyorlardı ne de aslında bir pazarlamacı olarak çalışıp eve hayli hayli para getirmesine rağmen onunla gurur duyuyorlardı. Ne yaparsa yapsın asla o ailenin bir parçası değildi. 5 senedir istisnasız her sabah 4de kalkıp işe gitmesine rağmen sadece bir günlük aksatmasında bile silinip atılabilecek kadar değersizdi iş yerinde de. Aslında Gregor Samsa zaten bir böcekti, silik bir tipti. Kitapta
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,5bin okunma
10/10
·542 syf.··
2025 1. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2025 16:35
Ben gerçekten bayıldım bu kitaba. Kitap bir 'Alice Harikalar Diyarında' retelling diyebiliriz. Karakterlerden bazılarının fazla salak ve karikatürize olması hoşuma bile gitti. Kitabın arka kapağında konusundan zaten bahsediyor ben spoilerlı kısımda kendi yorumuma geçmek istiyorum o yüzden. SPOİLER Öncelikle sonunun böyle bitmesi bana her ne kadar dokunsa da söylemeliyim ki bence böyle bir hikayeye ancak böyle bir son yakışırdı. Annesinin ve babasının sonda ona bunu gerçekten istemiyorsa söylemeleri gerektiğini demeleri, Kralla evlensin diye sürekli ılımlı göstermeye çalışan Mary Ann'in en sonunda istemiyorsan bunu yapma demesi vs... gerçekten çok gerçekçi ve ironik. Dükkan açma hayali gerçekten de sadece Cath'e aitti. Mary Ann bir kraliçenin hizmetçisi olmanın daha prestijli olacağını biliyordu ve bunu Pastacılığa tercih etmezdi. Catherine gerçekten trajik bir karakter olsa da kitap boyu hiçbir kararı doğrudan kendisi vermedi, sürekli hikayenin gidişatı onu bir şeylere sürükledi. Gerçek manada sonuçlarına katlanarak verdiği tek karar o kapıdan geçerek Mary Ann'i kurtarmayı seçmiş olmasıydı. Zaten Mary Ann de kurtarılmaya değmeyecek bir karakterdi. Cath'in Olacakları görmesine rağmen öfke ve üzüntüden Mary Ann'i suçlaması hem çok insancıl hem de çok aptalcaydı bence. Ama çok yerinde bir ilk tepkiydi. Ben Jest'in ölümüne de üzüldüm ama beni en çok üzen sahne Hapkacının delirdiği ve Cath'le beraber yaptıkları son kavganın olduğu sahneydi.
KalpsizMarissa Meyer · Artemis Yayınları · 20171,480 okunma
8/10
·78 syf.··
2023 12. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2023 22:09
Spoilersız anlatırsak Kitabın konusu şu: Yunan mitolojisine göre 12 olimposluların babası ve baştanrı olan Zeus, 12 titanlara savaş açarak kendisinden önce evreni yöneten babası Kronos'u deviriyor. Ve tahtını bu şekilde elde ediyor. Savaşta kendisine karşı savaşan titan ve tanrıları cezalandırıyor ve yeraltı dünyasının en derin katmanı olan Tartarus'a yolluyor. Kendisinin yanında saf tutan tanrılara da dünyanın yönetimini bölüştürüyor. Kitapta bahsi geçen Promethus karakterinin ise Babası Titan Iapetus ve annesi de diğer bir titan olan Okeanos'un kızı Clymenedir. Yani kendisi de titan kökenli bir ölümsüz. Fakat Promethus kıvrak zekaya sahip ve geleceği görebilen biri, bu yüzden savaşta Zeus'un tarafını tutarak kaybedenlerin tarafını almaktan kurtuluyor. Zeus tahta geçtiği gibi yeni bir düzen kuruyor. Fakat bu düzende insanlara haksızlık yapıldığını düşünen Promethus, daha adil bir paylaştırma olabilmesi için tanrılara ait olan ateşi çalıp insanlara armağan ediyor. Tanrılar katına ait olan ateşi insanların elinde gören Zeus ise çılgına dönüyor ve Promethus'a bunun bedelini ödetebilmek için onu sarp kayalıkların başında zincirlere vuruyor. Sadece böyle kalsa iyi. Dağın başına zincirli Promethus'un yanına her sabah bir karga geliyor ve ciğerini gagalayarak yiyiyor. Gece olunca Promethus tekrar iyileşiyor ve sabah da aynı şeyler olarak bu sonsuz döngü birbirini takip ediyor. Zavallı Promethus ise bir ölümsüz olduğu için asla ölüp huzura kavuşamadan bu sonsuz cezayı çekmeye mahkum ediliyor. Ünlü tragedya yazarı Aiskhylos ise bu miti kendi tarzı ile tekrar anlatıyor. İşte tragedyamız da böyle başlıyor. Demirci tanrı, Zeus'un oğlu Hephaistos ve gücün simgesi olan tanrı Kratos; sonsuz cezasını çekebilmesi için Promethus'u sürükleyerek sarp kayalıklara getiriyor. Normalde
İnceleme
Zincire Vurulmuş PrometheusAiskhylos · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201910bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2023 11. kitabı
Bu kitabın okurken beni çok garip hissettirdiğini söylemeliyim. Zweig'in favori kitaplarımdan biri değildi ama yine de güzeldi. Kitap; eskiden gösterişli bir hayatın parçası olan, sürekli ilgi odağı olmaya, kıskanılmaya alışmış bir kadının gözden düştükten sonraki çöküşünü anlatıyor. Ana karakter Madam de Prie çok narsist bir kadın, sürekli ilgi görmeye öyle alışmış ki artık bu hayatının vazgeçilmez bir parçası olmuş. Bundan mahrum kalmak onu resmen çıldırtıyor. İnsanların ona hayran hayran bakmasına öyle muhtaç duruma düşüyor ki, bunu elde edebilmek için hayatını feda etmeye bile hazır. Bu kafa yapısındaki birinin sürgün zamanlarını okuyoruz.
İnceleme
Bir Çöküşün ÖyküsüStefan Zweig · Panama Yayıncılık · 201791,8bin okunma