Aliye İmran Yılmaz

İnsanların psikiyatrik rahatsızlıkları hakkında böyle utanç hissetmeleri beni oldum olası hayrete düşürmüştür. İnsanlar ayakları kırılıp yardıma ihtiyaç duyduklarında utanmazlar ama psikiyatrik tanı ve tedavi alanında kaydedilen muazzam gelişmelere rağmen pek çok kişi hâlâ akıl hastalığının kişisel bir zayıflık, utanılacak bir şey olduğuna inanır.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Babasından dayak yedikten hemen sonra Disney filmini izlemiş olması, Pinokyo’yu bilinçsizce bu travmatik olayla ilişkilendirmesine yol açmıştı. Filmin konusu da Bruce’a rüyalarında musallat olan kişisel çatışmalarla büyük ölçüde örtüşüyordu çünkü Pinokyo da babasının ilgi göstereceği “gerçek bir oğula” dönüşmek istiyordu. Bu çözümlenmemiş sorunların Bruce’u şimdiye, yani 48 yaşına kadar, başkalarıyla yakınlaşmaktan ve başkalarına bağlanmaktan alıkoyduğunu düşünüyordum. Belki nişanlısında Disney saplantısı olması da tesadüf değildi. Bizler hayatta çoğu zaman korkumuzu yenmek ve korkunun altında yatan çatışmaları çözümlemek için en korktuğumuz şeylerin peşine düşeriz.
Dün sokaklarda fakirler için sadaka taşları koyan, o sadakadan ihtiyacı kadar alan ve hiç kimsenin hakkına tecavüz etmeyen bir milletin evladı, bugün tüyü bitmedik yetimlerin hakkını yiyebilmekte, devletimizi hortumlamakta, rüşvet almamayı, faiz yememeyi ahmaklık alameti saymaktadır.