Zohra

Zohra
@aliyeva_zohre01
69 okur puanı
Ekim 2022 tarihinde katıldı
@aliyeva_zohre01·
·
sabitlendi
Bana tutkudan bahsetmiştin.Birisi birşeye tutku ile bağlanır ve ona ulaşamazsa onu deli gibi kovalar, onun için ömrünü harcar. (Jab Tak Hai Jaan)
Reklam
-Yaşadığın acılar, onca şey sana zaten sabrı öğretmedi mi? -Onlar sabrı değil katlanmayı öğretti. İkisi farklı şeyler. Sabır mecburiyyetden öğrenilmez. İnsan mecbur olduğu şeylere sabretmez, katlanır. Sabır mecbur olmadığımız şeyleri yaparken öğrenilir. -Benimki hangisi? - Seninki sabırdan da büyük. Vefa. Çünkü sabrın da, katlanmanında bir sonu vardır. Ama Vefa bir ömür sürer. -Peki Vefadan büyük duygu yokmu?....
O gün babam için mi, yoksa Füsun cenazeye gelmediği için mi, acı çektiğimi soran okurlara ve müzegezerlere, aşk acısının bir bütün olduğunu söylemek isterim. Gerçek aşk acısı, varlığımızın en temel noktasına yerleşir, bizi en zayıf noktamızdan sımsıkı yakalar ve diğer bütün acılara derinden bağlanarak bütün gövdemize ve hayatımıza hiç durdurulamayacak bir şekilde yayılır. Eğer umutsuzca âşıksak, baba kaybından en sıradan talihsizliğe, mesela anahtarımızı kaybetmeye kadar her şey, diğer bütün acılar, dertler ve huzursuzluklar, her an yeniden kabarmaya hazır olan bu asıl ıstırabımızın tetikleyicisi olur. Benim gibi aşk yüzünden bütün hayatı altüst olmuş biri, diğer bütün dertlerinin çözümünün de aşk acısının sona ermesiyle mümkün olacağını sandığı için, içindeki yarayı istemeden daha da derinleştirir.
Baba kaybıyla sevgilinin kaybı, şimdi tek bir yalnızlık ve sevilmeme acısı olmuştu.
Mutluluk, insanın sevdiği kişiye yakın olmasıdır yalnızca. (Ona hemen sahip olmamız gerekmez.)
Reklam