Çok açık bir şey ki, bugünü yaşamak için önce geçmişin kefarerini ödememiz, onun hesabını görmemiz gerekir. Bu kefaret de ancak acı çekerek, olağanüstü, sürekli bir emekle ödenir.
Hayattan alacaklı olduğumuzu düşündüğümüz sürece yetinmek zordur. Eksiği eksik bırakmak bize zavallılık gibi gelir. Oysa güç, sahip olmakla değil , yoksunluklara tahammül edebilmekle gelişir.
Tek başına kalmak ile yalnız bırakılmak hayli farklı durumlardır. Birinde, trenden inip bir istasyonda kalmayı tercih edersiniz, diğerinde ise tren sizin önünüzden geçip gider ve size istasyonda kalmaktan başka seçenek bırakılmaz.