‘’ Tanrı düşüncesine takılmıştı zihnim tekrar. Ben kendime bir iş ararken, Tanrı’nın her seferinde yolunu kesmesini, istediğim tek şey günlük ekmeğim olduğu halde her şeyi mahvetmesini asla bağışlayamıyordum… Kanepede oturmuş bütün bunları düşünüyor, sürüp giden eziyetleri yüzünden Tanrı’ya gittikçe daha çok hırslanıyordum. Istırap çektirmekle, karşıma engel üstüne engel çıkarmakla, beni kendisine yaklaştıracağını, yola getireceğini sanıyorsa aldanıyordu; bunu ona temin edebilirdim. İnadı karşısında ağlamaklı, başımı göğe kaldırarak bunu ona, sessizce, ilk ve son defa söyledim.’’ (s.22)