Muhammet Çelik, İlklerin Paşası Ahmet Vefik Paşa'yı inceledi.
17 May 09:46 · Kitabı okudu · 10 günde · Beğendi · 9/10 puan

Ahmet Vefik Paşa'yı ilk Bahaeddin Ögel'in kitaplarında görmüştüm. Ögel kitaplarında Paşa'yı folklor ve dil çalışmalarını o kadar övmüştü ki hep aklımda merak olarak kalmıştı. Rastgele kitap almak için dolaşırken bu kitabı görünce bu merağı gidermek için bir fırsat yakaladığımı düşünerek kitabı temin ettim. Kitap öncelikle büyük bir Türkçüyü anlatıyor. Fransa'da yetişmiş ve görev almış olmasına rağmen Tanzimat sonrası Aydınları gibi halktan kopuk değil bizzat Türk gibi yaşayan bir aydının hayatını, tiyatro dil folklor gibi bir çok konuda Türklüğe hizmet vermiş büyük bir devlet adamını tanıtıyor. Bursa gibi Türkiye'nin nadide bir şehrinin yeniden imarını yapan, birçok dili konuşabilen, döneminin birçok avrupalı aydını ile bizzat arkadaş olup mektuplaşan ve daha sayamayacağım birçok özelliği olan paşanın Tarih sayfalarında bu kadar kaybolmasına hayıflandım.

Umarım yeni yetişen nesil Paşayı daha çok tanır. Onun gibi olmayı kendilerine hedef koyar.

Zifiri, bir alıntı ekledi.
 12 May 23:29 · İnceledi

Devlet idealimizi Amerika'dan değil, Alpaslan'ın, Fatih'in ve Yavuz'un devlet anlayışından almamız lazımdır.

Türkiye'nin Maarif Davası, Nurettin Topçu (Sayfa 37)Türkiye'nin Maarif Davası, Nurettin Topçu (Sayfa 37)
Hido Yetti, Kaderle Zar Atılmaz'ı inceledi.
 30 Nis 10:41 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 7/10 puan

Çocukluk ile yetişkinlik arasındaki, devekuşu misali bir ikilem arasında kalınan ergenlik dönemini bana göre güzel bir kurgu ve o dönemin ruh hali ile başarılı bir şekilde anlatan kitap. Ben okurken o yaşlardaki halime gittim. Altını çizdiğim yerlerde oldu fazlaca. Boşa çıkan özgüvenin yan toplarda boşa çıkan dönemin kalecisi Yaşar ile kiyaslanmasi epey hoşuma gitmişti.

Arzela, bir alıntı ekledi.
29 Nis 18:31

Buraya, Mamak Cezaevine gelmeden iki gün önce babamla konuştum. Burada görüş olmadığını söyledim. "Belki bir daha görüşemeyiz baba, bu son görüşmemiz olabilir." dedim.
Çok üzüldü.
"Ben bir adamını bulurum." dedi.
Kalktı. Sendeledi. Düştü yere. Gözleri bana dikilmişti çıkardılar.
Ağzından kan gelmiş dışarıda, ağlıyormuş. Üzüntüden mide kanaması geçirmiş. Hastaneye kaldırmışlar.
Annem geliyordu ara sıra. Sinan'ı ve Alpaslan'ı iyi tanırdı annem. Görüş günleri hep onları anıp ağlıyordu, beni bırakmıştı artık, onlara ağlıyordu.

Gülünün Solduğu Akşam, Erdal Öz (Sayfa 87 - Can)Gülünün Solduğu Akşam, Erdal Öz (Sayfa 87 - Can)
Sıçrayan Midilli, bir alıntı ekledi.
 28 Nis 23:22 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Aslanda olabilirsiniz, ceylanda fakat güneş doğduğu zaman yapmanız gereken, düne göre daha hızlı koşmanız gerektiğidir. Akdi takdirde ertesi gün sizin için olmayacaktır.

Başarıya Götüren Öyküler, Ahmet Alpaslan (Sayfa 58)Başarıya Götüren Öyküler, Ahmet Alpaslan (Sayfa 58)
Burak BAĞRIAÇIK, Anahtar'ı inceledi.
 11 Nis 07:22 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 10/10 puan

Serinin ikinci kitabını da bitirdim. Tabi ki bu da beğendiğim kitaplar arasında yerini almaya hak kazandı. İlk kitap Malazgirt' te bitmişti. Bu kitapta da Sultan Alpaslan' ın ölümüyle başlanmış. Alpaslan' ın yerine Oğlu Melikşah geçiyor tahta. Sonra veziri Nizamülmülkler; Hasan Sabbahlar, sonra Süleyman Şahlar, Çaka beyin küçüklüğü de dahil oluyor hemen başlarda. Melikşah beylerin her birine ayrı yerlerde görev veriyor. Bunlardan birisi olan Süleyman Şah da Anadolu Bizans taraflarında görev alıyor. Çok kısa olarak kitap bu şekildeydi.
Yalnız kitabı ben bölük pörçük okuduğum için olayları tam birbirine bağlayamdım Kilit romanında ki gibi. Tabi Anahtar da Kilit' e nazaran olaylar ve kahramanlar çok geldi bana.
Benim tavsiyem elinize aldığınızda uzun soluklu okuyun ki aklınızda kalsın.
Ayrıca kitabı okurken yer yer araştırma yapın. Özellikle tarih öğrenmek istyenler. Daha olaylar netleşiyor ve akılda kalıyor. Mesela ben genel Selçuklu tarihini araştırdım. Melikşah ölünpte Selçuklu zayıflayınca görevlendirdiği beyler kendi bölgelerinde bağımsızlıklarını ilan ediyor. Bunların biri olan Süleyman Şah da Anadolu Selçuklu oluyor. Daha sonra da iyice bolünmeye başlayınca beyliklere, Osmanlı' nın kurulmasını başlatıyor. Ben bunu araştırırken Selçuklu-Osmanlı arsındaki geçiş tam olarak netleşti. Kuru kuru araştırma yapmaktansa gerçeklere baği roman artı herşey daha da anlalı oluyor.
Bir de benim tanımayı çok istediğim Anadolu' nun Türklesmesinde çok önemli iş başarmış olan Hoca Ahmet Yesevi' ye kitapta çocuk olduğuna ve ilerde çok önemli biri olacağına değinmiş. İnşallah diğer kitapta yer verir yaptığı icraatlara. Merakla bekliyorum. (1972)

B.BAĞRIAÇIK

ana’doluyu, hikmetler, hükümranlar şehri kıldım; ama alpaslan değilim
yenilmezliğin, kardeşçe yaşamanın kudüs fethindeyim: ama selahattin değilim
her derde devanın devamı olan dava hekimiyim; ama ibn-i sîna değilim
kelamların cihanında, ermiş cümleler hükümranıyım; ama gazalî değilim
gönüller, bir’ler, elif’ler, ilk’ler haritasının kartografıyım;ama piri reis değilim
kendimi keşfetmenin katibi, gönüllerin hatibiyim; ama katip çelebi değilim
gönüllerin akdeniz’inde adım hayrettin; ama hayret/tini paşa değilim
ya ehâd! gönül ve erdemlik atlasında zerre bir telmih olsam yeter bana


Hayrettin Taylan
(TDK - Türk Dili Dergisi - 2018 Mart Sayısı)

Sıçrayan Midilli, bir alıntı ekledi.
01 Nis 21:28 · Kitabı okudu · Puan vermedi

:Ddddd
Yavru deve annesine sorar :Anne bizim boynumuz neden böyle uzun ve eğri?
Anne deve : Uzaklardan gelebilecek tehditleri görelim ve kurtulabilelim diye.
Yavru deve : hmmm anladım.. Peki neden toynaklarımız bu kadar büyük?
Anne deve : Çölde kumlara batmadan gidebilelim diye.
Yavru deve : hmmm anladım.. Peki neden hörgücümüz var?
Anne deve : Çöl şartlarında sıcaklara ve susuzluğa uzun süre dayanalım diye.
Yavru deve : Hmmm bunu da anladım.
Yavru deve : Anne bütün bunları anladım da Allah aşkına o zaman bizim Atatürk Orman Çiftliği'nde ne işimiz var?

Başarıya Götüren Öyküler, Ahmet AlpaslanBaşarıya Götüren Öyküler, Ahmet Alpaslan
Sıçrayan Midilli, bir alıntı ekledi.
 01 Nis 21:21 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Toplum Mühendisliği
Bir kurbağa sıcak suya direk atılır. Yaşadığı "şok değişim" in etkisiyle kurbağa zıplayarak atıldığı kaptan çıkar.
İkinci denemede kurbağamız bu defa içinde oda sıcaklığında su bulunan bir kaba konur. Kap bir ısıtıcının üzerine konur ve kurbağanın suyu ısınmaya başlar.! Su ısındıkça kurbağa gevşemeye, rehavete ve atalete düşmeye başlar. Suyun sıcaklığı yakıcı seviyeye ulaştığında kurbağa zıplayıp dışarı çıkmaya çalışır ama artık bacak reflekslerinin çalışmadığını görür.

Başarıya Götüren Öyküler, Ahmet AlpaslanBaşarıya Götüren Öyküler, Ahmet Alpaslan