Kişinin hayatında acı ile sevinç bir denge kurar. Başı sonu olmayan bir dünyada, hayata "fırlatılmış" olan kişinin yaşaması, bir acıdan bir sevince ve yeniden bir acıya sürekli bir geçiş olarak görünen bir çatışma, sürekli bir şimdi dolayısıyla sürekli bir yok olmadır."Ama" 'şimdi' kişinin elleri arasında sürekli olarak geçmiş olur: gelecekse büsbütün belirsiz ve kısadır hep. İstenilen bir şeye kavusuldiktan sonra, yeni istenilen bir şey oluncaya kadar arasındaki zaman boşlukla, can sıkıntısıyla dolar. Dengeden sonra can sıkıntısı, ondan sonra da yeni bir istek: bu kişinin hayatının akışıdır, sabun köpüğü kişi hayatının. Bu oluş ölümü geriye atmak gibi bir şeydir, en sonunda oyunu kazanacak olan ölümü: " çünkü kişiler doğmakla onun eline düşmüştür ve o, yakaladığı şeyi yutmadan önce bir süre onunla oynar.