Alpay

Alpay
.
Gıybet, hakkında konuştuğumuz kişinin duyduğunda hoşlanmayacağı sözlerdir. Yanımızda bulunmayan kişileri, gıyaplarında çekiştirmektir. Çoğu insan söylenenler doğ­ru olursa, gıybet sayılmayacağını sanıyor. Oysa söylenen doğruysa gıybettir. Eğer söylenen doğru değilse, o zaman çifte günah işleniyor demektir. Çünkü birine yapmadığı bir kötülük isnat edilirse, bu işin adı iftiradır.
Sayfa 14·Kitabı okudu
İmam Zührî’den [radıyallâhu anh] gıybeti tarif etmesi istenince şöyle demiştir: “Kardeşinin yüzüne karşı söyle­ mekten hoşlanmadığın her şey gıybettir.”
Sayfa 14·Kitabı okudu
Yahya b. Muâz er-Râzî [kuddise sırruh], gökten hikmet yağar, fakat içinde şu dört şeyden biri bulunan gönüle hik­met inmez demiştir: 1. Dünyaya meyletmek. 2. Yarının tasası içinde olmak. 3. Kardeşine haset etmek. 4. İnsanlara karşı üstünlük sevdasına düşmek.
Haset
Vehb b. Münebbih [rahmetullâhi aleyh] der ki: “Hasetçinin alameti üçtür: Haset ettiği kimse, yanında yoksa gıybetini eder. Yanında bulunduğu zaman dalkavukluk yapar. Onun başına bir bela geldiği zaman sevinir.”
Sayfa 205·Kitabı okudu
Haset
Haset, kalpte bulunan ve insanı kötülüklere sürükleyen en önemli ve gayri ahlâkî hastalıklardan biridir. Bilgisizlik ve tamahkârlığın birleşmesinden, kaynaşmasından doğar. En çok da tanıdık ve akrabalar arasında kendisini gösterir. Bir kimseye bir nimet verilir, kişi de bunu beğenmez, istemez ve o nimetin o kişinin elinden çıkmasını isterse, işte bu haset demektir. Bu ise haramdır. Zira bu, Allah Teâlâ’nın takdirini ve hükmünü beğenmemeyi gösterir.
Sayfa 201·Kitabı okudu
Haset