Gözde Özdemir

Kalıntılar
Yani paradoks şu ki ekosistem bir bütün olarak çökmekten kurtulmak için onun parçası olanların kontrollü ve ihtiyatlı hareket etmesine ihtiyaç duyuyor, ancak parçalarının özünde, bu şekilde hareket etmek için onları teşvik edecek dahili bir mekanizma yok. Korku dışında, ki bu da kaçınmak ya da ortadan kaldırmak isteyeceğin bir duygu.
Sayfa 82·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Reklam
Bir Nesne ve Bir Hayvan
Eşit değere sahip olmak için aynı kategoriye girmek zorunda değiliz.
Sayfa 62·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Olağanüstü Benekli Mosscap
Ama bir kuşun, bir kayanın ya da bir vagonun tanrıların yasalarına uyuyor olması, bu şeylerin Tanrıları bildiği anlamına gelmiyor.
Sayfa 55·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı

Gözde Özdemir

, bir kitap okudu
8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
8 günde okudu
·
2026 15. kitabı
Becky Chambers
7.4/10 · 16 okunma
Güneş İstanbul'dan Batarsa
6/10
·122 syf.··
2026 14. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 16:41
Bu kitapla, İstanbul'da meydana gelmiş büyük bir depremin, çürümüş, eski, özensiz ve tedbirsiz her şeyi yerle bir etmesinin ortaya çıkardığı o karanlık tablonun tam merkezine bırakılıyoruz. Bu senaryoda deprem, yalnızca fiziksel bir felaket değil, merkezi yapının çözülmesine neden olan bir tetikleyici işlevi de görmektedir. Bir zincir, en zayıf noktası kadar sağlamdır. İstanbul ve çevresi ticaret, üretim ve stratejik gücün yoğunlaştığı bir merkez olarak görünmesine rağmen talep ettiği önlemler alınmadığında en kırılgan noktaya dönüşme potansiyeline de sahiptir. Zaten ekonomik bir darboğazdan geçen ülke, bir İstanbul depremi ile, bir gün, bir gece aniden kaybedebileceği boğazlardaki kontrolü, petrol rafinerileri, üretim tesisleri, havaalanları, limanları, asayiş ve çok değerli insan kaynakları üzerindeki denetim etkisi ile Sevr şartlarına geri dönebilir, Amerika ve AB gibi emperyal devlerlerin yardımına muhtaç kalırken onların ülke üzerinde iddia edecekleri hak çekişmesine kapı aralayabilir. Sinek Sarayı'ndan yıllar önce ayrılan Sinan ve Daryal, AB komisyonunun sözde yardım kuvvetleri eşliğinde Türkiye'ye geri dönerler. Artık birden fazla kimliğiyle karşımıza çıkan Hilmi ile beraber, bu işgal kuvvetlerine karşı gizlice mücadele edeceklerdir. Paris'te geçirdikleri yıllar boyunca geride bıraktıkları hayata dair hiçbir bağlılık hissetmeyen Sinan ve Daryal, bu kurtlar sofrası manzarasına karşısı uyanan vatanperverlikleri ile epik bir cesaret gösterseler de, bu girişimlerini karakter gelişimleri açısından zayıf bir ikna ediciliğe sahip buldum. Distopya denip bir köşeye kaldırılamayacak kadar olası ve karanlık bir senaryoya karşı tedbirlerin bugün bile yetersizliği hatta yokluğu karşısında dehşete düşerek okuduğum bir kitaptı. Sağlam zeminin konforu içinde okunan
Duygu ve Düşünce
Bir Gün, GeceMine G. Kırıkkanat · Kırmızı Kedi Yayınları · 2018143 okunma
Reklam