...Kendilerine boyun eğenler, uyduları, ruhsal köleleri, her zaman her hareketinin peşine takılanlar asla yetmez onlara hayır, özgür olanlara, bağımsız kalmış az sayıda kişiye de dogmalarını tek geçerli gerçek olarak kabul ettirerek onları da kendisine övgüler düzen kişiler ve köleler olarak görmek isterler; her farklı düşünceyi devlete karşı suç olarak damgalarlar. Dinî ve siyasi ideolojinin diktatörlüğe dönüştüğü her sefer, tiranlık biçiminde...
Sizler milletimize has kahramanlıkla döğüştünüz. Peygamber Efendimiz’in insanlığa rahmet olan sancağının burçtan inmemesi, dinimizin ayaklar altına düşmemesi için aslanlar gibi vuruştunuz. Aziz milletimiz sizleri unutmayacak, kıyamete kadar hatıralarınızı fatihalarla yâd edecektir. "Kafkasya’dan Cezayir’e, Avrupa içlerinden Çin Seddi’ne kadar topraklar mezarı olan ey talihsiz nesil"; sizi gurbet ellerinde bırakmıyor, yüreğimizde götürüyoruz.
Delikanlı biraz sustuktan sonra ciddi bir eda ile:
— Düşünüyorum , dedi.
Nastasya, katıla katıla güldü. O, gülmesini seven kadınlardandı. Güldürüldüğü zaman, katıla katıla, bütün vücuduyla sarsıla sarsıla, içi bulanıncaya kadar kıs kıs gülerdi.
— Bari çok para düşünebildin mi? diyebildi.