Tıbbiyeyi bitiren Ömer Behiç’in hastalarının veya çevresindeki insanların “Kırık Hayatlar”ını izlemesi sırasında kendi hayatının da bir gün kırılacağından bihaber şekilde geçen günlerini konu alıyor kitap. Evli ve iki çocuklu olan güçlü bir irade ve karaktere sahip olan Ömer Behiç kendisinin tam zıddı doktor arkadaşı Bekir Servetle zamanla birlikte bir karakter değişimi yaşıyor. Ve bu değişim esnasında karakterlerin içinde gelişen düşünceler gerçekçi bir bakış açısı ile okura anlatılmış. İrade sahibi olmak, karar vermek, verilen kararların sorumluluğunu alabilmek bütün bunların ise çevrede oluşturduğu etkiler… En nihayetinde ise insanın yaşadığı kayıplara rağmen doğru olanı yeniden içinde bulabilmesi.. Kitabı okuduktan sonra ne kadar çok “Kırık Hayat” var şu dünyada derken, kırılmadan kalmanın ise çok zor olduğunu anlıyoruz. Önemli olanın ise nerede olduğuna dönüp bir baktıktan sonra bunu değiştirebilecek kabiliyete sahip olarak hareket etmek olduğunu görüyoruz.