Hayırlı ve hayırsız düşünceler var. Bir düşünce, o düşünceye inanmayı seçtiğimde oluşumu yükseltiyorsa; yani huzurlu, neşeli, doygun, sevgi dolu hissetmemi, kısaca can evimde olmamı destekliyorsa, o bir hayırlı düşüncedir. Beni negatif duygulara sürükleyen ve dolayısıyla halimi yani oluşumu olumsuz etkileyen her düşünce ise hayırsız bir düşüncedir. Düşünceleri ayrıştırırken bu değerlendirmeyi kullan, yoksa doğruymuş yanlışmış, boş işler bunlar. Bir düşünce bana ne yapıyor? Bu mühim!
Gelecek dediğin ne? Boşluk. Bir gelecek var mı? Boşluk, üzerinde hayal kurarak zihninde yaşadığın bir boşluk. Yaşamın burada. Sen buradasın. Senin etki edeceğin, etki olabileceğin yani var olabileceğin tek alan burası. Ve sen gelecek ya da geçmişinle uğraşırken, boşluğa zihninin yansıttığı resimleri seyrederek, yaşamını oluşturamıyorsun ve yaşamını yaşayamadan geçiriyorsun. Sonra, 'Neden bunalımdayım?' oluyor. Çünkü yaşamda yoksun.
Ne yaşıyorsam olan bitenden zannettim senelerce, kahretsin! Üzüntümü, kahırlarımı, acılarımı, onca acıyı, gözyaşını, korkuyu, daralmayı, o boktan yılları hep yaşam bana verdi sandım. Hep başkalarının yaptıkları sandım, olan biten sandım. Hepsi düşüncelerimin seyrettirdiği hayallermiş. Her yaşadığım ve inandığım, düşüncelerimin sonucu girdiğim hallermiş.