Bazı insanların yaşamları, öykü gibi akıp gidiyor; benimkinde ise bir sürü duraklamalar ve başlangıçlar var. İşte travmanın yaptığı şey bu. Akışı bölüyor... Sadece olup bitiyor ve ardından yaşam devam ediyor. Kimse sizi buna hazırlamıyor.
Bunca yılı kendimi insanüstü bir şekilde kontrol edebileceğimi düşünerek geçirdim ve şimdi fark ediyordum ki aslında tek yaptığım kendi isteklerimi göz ardı etmekmiş.
Annem istediği şeylerin peşinden koşmak için durmadan çalıştı. Benim içinse koşmak geçmişten kaçmak demekti.
Paranın tekrar bitmesinden, açlıktan ve başarısızlık korkusundan. Bir şeyi ona sahip olamadığımda beni yok edeceğini bilecek kadar çok istemekten. Birlikte olamayacağım birini sevmekten, kız kardeşimin parmaklarımın arasından kum gibi kayıp gitmesini izlemekten. Nasıl tamir edeceğimi bilmediğim bir şeyin bozulduğunu seyretmekten.
İkinci kez üstesinden gelemeyeceğimi bildiğim o korkuyu yaşamaktan...