Ama vücutla birlikte ruhun da o sakin, saygın yaşlı kadın konumuna taşındığı konusunda yanılıyor, çünkü mucizelere inanmıyor, doğanın ruha mucizevi bir biçimde çiçek açtırabileceğini bilmiyor, hem de artık çok geç olduğunda, evet, çok geç olduğunda bile; aşkla, arzuyla, kıskançlıkla çiçek açıyor ruh, işte ben de mutlu bir azap içinde bunu tecrübe ediyorum.
Gençlik kadınsıdır ve yaşlılığın ona olan ilgisi erkeksidir ama bu arzu neşeli ve umutlu olmaz; yaşlılık kendi işe yaramazlığı yüzünden gençliğin ve bütün doğanın karşısında utanç ve korku içindedir.
Bu kez arzulayan benim, içimden gelerek, kendiliğimden, bir adamın bizzat seçtiği genç bir kadına göz dikmesi gibi ben de ona göz diktim; bunu yıllar yapıyor, benim yaşım ve onun gençliği yapıyor bunu.