Yaşlıca bir adam, dostum Jaime Cohen’e sormuş:
“İnsanların en gülünç yönü nedir?”
Cohen’se şöyle yanıt vermiş:
“Hep ters düşünürler: Büyümek için acele ederler sonra da çocukluklarını yitirdikleri için üzülürler. Para kazanmak için sağlıklarından olurlar, hemen ardından da sağlıklarına kavuşabilmek için paralarından olurlar.
Gelecek konusunda öyle kaygılara kapılırlar ki bugünü önemsemezler, bu yüzden de ne bugünü ne de geleceği hakkıyla yaşarlar.
Asla ölmeyecekmiş gibi yaşarlar ve asla yaşamamış gibi ölürler.”
İnsanlar ölüme pek kafa yormazlar. Hayatlarını saçma sapan şeyleri dert ederek, yapmaları gerekenleri erteleyerek, önemli anlara öncelik vermeyerek geçirirler. Riske atılmazlar, çünkü bunu tehlikeli bulurlar. Yakınıp dururlar ama ellerini taşın altına koymaları gerektiğinde kaçacak delik ararlar. Her şeyin değişmesini isterler, ama değişimi kabul etmeyen kendileridir.
Zarafet genellikle yüzeysellik, burnu havadalık ve sığlıkla karıştırılır. Bu büyük bir hatadır: İnsanın eylemleri de duruşu da zarif olmalıdır, çünkü bu sözcük zevk sahibi olmak , hoş, dengeli ve uyumlu davranmakla eşanlamlıdır.
''başına gelenlerle dalga geçmeyi bilen, gülebilen insanların sorunların üstesinden daha kolay gelebildikleri'' gerçeği. Bu da onları güçlü ve dayanıklı yapıyor.