"Fark etmez, sevip sevmediğimi bilmek istemiyorum.
Hayatımdan hoşnutsuzluk duymamaya ve hatta ona katlanmaya alışmak istemiyorum, yoksa yine kaybolurum.
Çok işim var ve hepsini yapıyorum. Öyle iyi yapıyorum
ki her gün yapmam gerekenden daha fazla iş veriliyor, onları da yapıyorum. Öyle kolay yapıyorum ki haliyle daha zor ve berbat işler veriliyor, ses çıkarmadan onları da yapıyorum. Eğer yapmasaydım, yapmayıp reddetseydim durumumun iyileştirilebilir, bir şekilde yumuşatılabilir olabileceğini, hatta bir gün katlanılabilir hale geleceğini
düşündüğüm anlamına gelirdi bu."
"Yine de insanın hayatın kolaylaştırabileceği halde bunu yapmayı reddetmesi size özgü olmalı matmazel.'
78 sayfa ama insanın içine bıraktığı yük o kadar ağır ki. Esprili bir dille anlatmamış olsa bir dram şeklinde yazsa belki de bu kadar ağır gelmezdi. 78 anı, bir insanın babasıyla daha fazla anısı olması gerekir ve hepsi de hüzünle bitiyor. Çocukların bunları yaşıyor olması, bu acılarla yoğruluyor olması oldukça kötü ama kitap çok iyi. Sanırım Fournier babasını affetmiş, umarım ben de yazarın babasını affedebilirim.