Çocuk birtakım tazyiklerle, ceza veya kısıtlayıcı önlemlerle, baskı altında tutulursa, iç dinamiklerini, latifelerini kullanmakta acemilik çeker. Öfkesini den-gesiz bir şekilde yaşayarak ya çok öfkeli olur veya tamamen söndürülmüş bir öfkeye sahip olur.
Çocuğun elde ettiği başarı karşısında ödüllendirilmesi, aynı zamanda bir cezadır. Çünkü aldığı o başarıyı bir dahaki sefere elde edememesi durumunda, kendisine aynı özenli muamelede bulunulmayacağının kaygısını yaşamaya başlayacaktır.
Bir çocuğun daha erken çocukluk döneminden itibaren benliği tahrip edilmez, hırpalanmaz ve yıpratılmazsa, yani çocuk etken bir ruha sahip olarak yetiştirilirse, benlik 'id'den gelen haz sinyallerinden hangisinin doğru hangisinin yanlış olduğunu seçebilecek ve bunların içinde onuruna dokunacak, kişilik ve itibarını zedeleyecek olan haz sinyallerine itiraz edebilecek kabiliyete sahip olur.