Ben karanliklar icindeyim benim icin zor yasamak, sana kendimden eksilterek birkac tutam sevgi vermissem eger, kiymetini bil lutfen ben kendime bile yetemeyen biriyim cunku
Hadi geçtim her şeyden sesine nasıl kıyayım
…
Hadi konuş benimle bak saat kaç oldu
Kapanır az sonra aile çay bahçeleri
Herkes evine gider ben bir yere gidemem
Park soğuk gece ıslak içim nasıl desem bilmem
Hadi bir şey de bana sen ne anlatsan olur
Sesin gelsin razıyım içinde ne olursa
Mor çiçekli elbiseni anlat istersen bana
İstersen tren anlat kırmızı tuborg falan
Hadi ama çok bekledim nasıl kıyarsın bana
Gelmezsen uyuyamam içim dağınık sicim
Herkes bir şeyi bekler ben hep seni beklerim
Ben hep seni beklerim nasıl desem bilmem
Kırmızı tuborga sarılı gazete kağıdı gibiyim.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ben kötülük edenle kötülüğe maruz kalana aynı yüz ifadesiyle bakamam, her ikisine de gülümseyemem diyorum size. Bunu yaparsam o zaman da kendi yüzüme bakamam diyorum. Hepsi bu kadar, başka bir şey dediğim yok. Sizin mideniz kaldırıyorsa kötülük edene de kötülüğe maruz kalana da aynı şekilde gülümsemeye devam edebilirsiniz.
Hasan Ali Toptaş o kadar eşsiz bir yazar ki her kitabında nutkum tutuluyor ve mümkünmüş gibi daha çok seviyorum ve saygım artıyor. Kitapta kafamda oturtamadığım birkaç yer oldu fakat yine de kurgusu konusu anlatımı çok güzeldi. Köyden kente göçme, insanların acımasızlığı, hayatta tek başına olma çok güzel anlatılmış.