Ozzie Purewhite

Ozzie Purewhite
@amongtheshiningstars
Yıldız avcısı
2 Ocak 2008
1 okur puanı
Aralık 2025 tarihinde katıldı
Ozzie Purewhite tekrar paylaştı.
DUVARLAR VE BİZ
Mesele dört duvar değil üstadım, İçeride kimin güldüğü, Kimin susup uzaklara daldığı. Yaldızlı koltuklar, kristal avizeler... Isıtmıyor işte soğumuş kalpleri, Göz göze gelmekten korkan gözleri. ​Yükleme nefreti o canım mobilyalara, Tahtanın ne suçu var, camın ne günahı? İnsan sığamadı mı sığamaz saraylara, Gönül daralınca dünya zindan olur. ​Bir kuru ekmek, bir boş oda; Yeter ki huzur olsun sofrada. İnsan o zaman ait hisseder kendini, Boş odalarda yankılanan neşesine. Nefreti kusma kimseye, Bırak pencereden dışarı, Yıkasın yağmurlar, unutsun rüzgarlar; Sen sadece sevdayı al içeri.
Edebiyat

Ozzie Purewhite

@amongtheshiningstars
·
İnsan öyle boş bi' eve ait hisseder mi?
Bomboş bi ev, ama içi neşe dolu. Bir başka ev daha var, içinde son model eşyalar, bir sürü mobilya... Ama içi nefret dolu. Öyle bir nefret ki bu, içinde yaşayanlar bile dayanamıyor. Hiç biri bir diğerinin yüzüne bile bakamıyor gözlerini boyamış olan nefretten. Hee gün kavga, her gün üzüntü. Peki ne yapmalı? Bu nefreti kime kusmalı?
İnsan öyle boş bi' eve ait hisseder mi?
Bomboş bi ev, ama içi neşe dolu. Bir başka ev daha var, içinde son model eşyalar, bir sürü mobilya... Ama içi nefret dolu. Öyle bir nefret ki bu, içinde yaşayanlar bile dayanamıyor. Hiç biri bir diğerinin yüzüne bile bakamıyor gözlerini boyamış olan nefretten. Hee gün kavga, her gün üzüntü. Peki ne yapmalı? Bu nefreti kime kusmalı?
Ayrılık
Ve bazen öyle insanlar çıkar ki karşınıza, hayatınızın bir parçası olurlar. Her attığınız adımda, her aldığınız nefeste sizinle olurlar. Onlar olmadığında hep bir tarafınız eksikmiş gibi hissedersiniz. Ama ne var ki farkında bile olmazsınız bu çok değerli anılar yaşanırken. Aylar geçer, yıllar geçer, ama siz farketmezsiniz. Sonra bu kişileri hatırlatacak bir şey çıkar karşınıza. İşte o zaman anlarsınız bu kişinin değerini. Sanki kalbin sökülüyor gibi hissedersin, ama hiçbir şey yapamazsın. Çünkü anılar yaşanmış, seçimler yapılmış, yollar ayrılmıştır. Ve belkide bu yüzden bu kadar değerlidir bu kişiler...
Yıldızlardan gelmiş bir mesaj
("What did u want to be when u were small" sesinden esinlenerek yazılmıştır :)) "Büyüyünce ne olmak istiyordun?" dedim bir anda, elimdeki hançerle masadan aldığım bir portakalı keserken. "Böyle bir insan olmak istememişsindir, eminim." bakışlarımı ona çevirdim sonra. "Dünyadaki hiçbir çocuk senin gibi olmak istemez..." kaşlarını çattı bir an, konuşmasına fırsat vermeden devam ettim. "Ben hep astronot olmak istemiştim." Alaycı bi ifadeyle güldü sözlerime ve tekrar etti. "Astronot?" "Evet. Uzaya çıkıyorlar, bundan daha havalısı var mı?"
Aslında mutluluk uzak değil, hatta belkide bir adım uzağımızda. Camları açsak, gün ışığını içeri davet etsek mutluluk da güneş ile birlikte gelecek. O yüzden hava ne kadar soğuk olursa olsun açın o camları, bırakın duygular içeri girsin. Çünkü o kadar uzun zamandır kilitlemişiz ki kendimizi, artık siyah ve beyazdan başka renk yok evlerimizde.