Oluyormuş sensiz zamanlar Ve sensiz de geçiyormuş günler Ama yine de sevmedim bu hayatı Ben seninle geçirmek isterim her anı
Seher vakti esen yeller Efendime selam söyle Dost aşkıyla açan güller Efendime selam söyle Uzatırım yetmez elim methedemez âciz dilim Ravzaya varınca yolun Efendime selam söyle **** Çöl, ovalar tozlu yollar Âşık olan yanar ağlar Aciz gönlüm görmek diler Efendime selam söyle Uzatırım yetmez elim methedemez âciz dilim Ravzaya varınca yolun Efendime selam söyle **** Ebu zemzem sucuları bitmez aşkın acıları Anadolu hacıları Efendime selam söyle Uzatırım yetmez elim methedemez âciz dilim Ravzaya varınca yolun Efendime selam söyle **** Gökyüzünde uçan kuşlar yıldızlar aylar güneşler Hem bacılar hem kardeşler Efendime selam söyle Uzatırım yetmez elim methedemez âciz dilim Ravzaya varınca yolun Efendime selam söyle **** Aşk elinden cismim yâre bulamadım derdime çare Server Nebi Peygambere Efendime selam söyle Uzatırım yetmez elim methedemez âciz dilim Ravzaya varınca yolun Efendime selam söyle **** Çok şükür ulu Allah’a artar aşkım bitmez daha Altınoluk Beytullaha Efendime selam söyle Uzatırım yetmez elim methedemez âciz dilim Ravzaya varınca yolun Efendime selam söyle ****
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Genlerin nasıl çalıştığını anladığınızda, aslında çalışanın genler olmadığını anlamış oluyorsunuz. İşte tam o anda, bilimden metafiziğe açılan bir kapının kolunu tutuyorsunuz.
Duygu ve Düşünce
Buz gibi karanlığın içinden sıyrıldığımda ,etrafımda olan ,kalan ne varsa gözlerimle seçmeye çalıştım .Ayaklarım kaynaşıp tek bi ayağa dönüşmeden önce nerde olduğumu anlamaya çalıştım.Gözlerim birbirinin içine girip tek gözle etrafımı izlediğim şu andan önce ne zaman ve nerde eskisi gibi gözlerimi çoğul eki ekleyerek kullanabiliyordum.Parnaklarım,ya parmaklarım,kollarım birleşince hepsi aynı yere sıkıca bağlanmış gemici düğümüne dönüşmeden önce nerde ve neyi ve nasıl hareket ettirebildigimi düşündüm . Karanlık,ışık kör.Yavan.Dilim kuru.Nefesim donuk.Eğri bi yer.Altı da üstü de karmaşa .Sesler tok.Verilenler alınmış .Soğuk,eser,ayaz.Titreyerek ancak ısınabildigim bi yer.Işık yokun da uzağından ulaşmaya çalışıyor. Yürüyemiyorum,kalkamıyorum bile .Burası neresi.Kimin içindeyim,kim benim içimde.Çoklardan teklere düşmüş bedenim.Ruhum,ya o nerde.Sessiz.Kulaklarım,kulağım bekliyor.Yamulmuş bi soba.Ateşi yok koru yok.kahverengi.masanın bacagı kırık.sandalye ayaksız .soba hem ateşsiz hem borusuz.Dumanı yok.Duman nerde,kor nerde,ateş nerde. Örümcek yanımdan geçen.Uzansam .Uzanabilsem.Elim yok.Tutsam.Tutabilsem canım yok. Bi şey duvardaki.Görsem.Görebilsem.Gözüm yok.Gözümde ferim yok. Bi ses dışımda.Duysam.Duyabilsem.Kulagim yok.kulagimda sesim yok . İçerde şimdi.korksam.korkabilsem .Ruhum yok.ruhumda içerdeki yok.. Budanmış sakallarimla birlikte ,saçsız başımın kenarından yavaş yavaş süzülen kan dudaklarıma değmeye başladı bile. Kalkmaliyim .O gidince kalkıp ,bende gitmeliyim.Bu herşeyiyle körleşen beni yeniden iki ayak üstüne ,iki göz üstune ,iki kulak ,iki el ,iki ayak üstüne dikmek için gitmeliyim,tamamlayanıma gitmeliyim.Yarımı yarama katmak,yarama yarımdan bakmak için kalkmaliyim.o gidince Karanlık ,kaybolması zor,belki uyuyunca,uyu hadi...
Yüreğimden çıkardım attığın kör kurşunu
Seni karanlıklara bırakmak istemezdim Anılarımı solmuş çiçekle süslemezdim Ardından acıtacak bir tek söz söylemezdim Ben hiç hak etmedim ki böyle unutuluşu
Müzik
Bu aralar işlerim olduğu için kitabımı geç bitirdim 🥲 Neyse hemen aklımdayken bu saatte ileteyim ☺️ Ben kitabı okurken özellikle göl çevresinde yaşayan insanların yalnızlığını ve yoksulluğunu hissettim. Kemal Tahir, karakterleri abartmadan ve gerçek hayattaki gibi anlattığı için hikâyeler inandırıcı geliyor. Eser bana, toplumda görünmeyen insanların da anlatılmaya değer hayatları olduğunu düşündürdü. Bu yönüyle Göl İnsanları, sadece hikâye anlatan bir kitap değil, aynı zamanda insanları anlamaya çalışan toplumsal bir eserdir .