Geçmiş kırgınlıklarımı unutturan bir uğraş içindeyim bütün gün. Geleceğim de yok olmuştu. Yalnız şimdiki zamanı yaşadığımdan, herhangi bir seçişi düşünmüyordum. Karşımda bir seçenek bile bulunmadığından rahattım.
Eskiden insanlar iyilikler yapar fakat söylemezlermiş.
Zamanla hem iyilik eder hem de bunu söyler olmuşlar.
Hele şimdilerde yapmadığı iyilikleri yapmış gibi anlatanlara bile rastlamak mümkün.
Antonio José Bolívar Proaño, takma dişlerini çıkarıp mendiline sarmaladı ve bu trajediyi tetikleyen gringoya, Belediye Başkanı'na, altın arayıcılarına, canından çok sevdiği Amazon Ormanı'nın bekâretine göz diken herkese lanet okudu; sonra palasıyla kestiği kalın bir dalı baston gibi kullanarak El Idilio'ya, barakasına ve birbirinden güzel sözcüklerle aşktan bahsederek insanların ne kadar barbar olduğunu ona unutturan romanlarına doğru yola koyuldu.
Yuregimde ona karşı iki duygu besleyerek büyüdüm. Annem olmasından dolayı benim için yaptığı fedakarlıklara -yedirmesi, giydirmesi, hastalandığımda ya da yaralandığımda bana bakması - minnet duydum ve aynı zamanda hiç kimseye açıklayamacağım bir korku hissettim.