“Gençken bitmez tükenmez bir gücün olduğuna inanırsın. Kitaplar da durmadan destekler seni: Hiçbir şeyi olduğu gibi kabullenmemek, dünyayı alt etme tutkunu destekler. Ama gün gelir, bir de bakarsın ki, miskin bir memur, geveze bir öğretmen olup çıkmışsın! Çevrendekilere -o eleştirip durduğun insanlara- benzeyivermişsin! Hayatı kabullenmişsin bir aptal gibi. Ve sürüklenip gidiyorsun.”
İnsanın her sevdiği kitapta kendini bulması doğaldır. Yoksa kitapları bu kadar sevmezdik. Ama dikkatli olmalısın. Çok da kendini vermemelisin öyle. Sen ancak kendinsin, başkası değil.
İçinden kopan küçük, ürkek, gene de kararlı bir şey yukarlara, daha yukarlara doğru tırmanıyordu. “Yüreğim mi bu benim?” … Yüreğimin ardından gidemiyorum. Şimdi nerelerde kim bilir?