İçimdeki aşk ateşini söndürmeye gözümden su serpeyim istiyordum. Ama yangınım çok büyümüştü, gözyaşlarını söndürmeye yetmiyor, bilakis alevlerini çoğaltıyordu. Alevler çoğaldıkça gözlerim daha çok yaş döküyor, daha çok su serpilince alevler daha da büyüyor ve bu kısır döngü ile hem su hem ateş aşkımın içinde büyüyolardı. Gün gelecek, gözyaşlarım beni boğacak diye düşünüyordum. Bir mum gibiydim. Başımda sevda ateşi, gözlerimde yaş ve bedenim durmadan eriyor, can ipliğim durmadan yanıyordu. Gözyaşlarım içinde boğulmaya ramak kalmıştı.