ilk gelen Asher olmustu. "Ben şeker istiyorum."
Elleri başının üzerinde ikinci gelen Madison olmuştu.
"Ben de. Ben de. Ben de."
En son gelen Luna'ydı. "Şekerlemeye ihtiyacım var!"
Eason komodinin üzerinde duran kavanozu alip bana getirdi. Büyük bir iştahla dört kişi ellerini açıp uzatmış, beni bekliyordu. Evet. Dört kişi. Eason elini uzatmis çocukların ortasında bekliyordu.
Bunu yaşamak yerine, o yangının olduğu geceye dönmeyi tercih ederdim.
O yangının içinde olmayı tercih ederdim.
Küçük kızımızı tekrar görüp göremeyeceğimizi bilmemek yerine canlı canlı yanmayı tercih ederdim.
Kime sorduğunuza bağlı olarak, insanların çalışan anneler ve evde çocuklarına bakan annelerle ilgili güçlü fikirleri vardı. Ancak kendi deneyimlerime göre bunun doğru bir cevabı yoktu. Ya da duruma göre yanlış bir cevabı da yoktu. Cevap ailelerin neye ihtiyacı olduğuna veya karakterlerine neyin uyduğuna göre değişirdi.
Doğduğunda Luna nasil izini ruhumda bıraktıysa, ben de aynı şekilde bedenimde izini brakmak istemiştim. DNA testinin sonucu bir yana, daima onun babası olacağımı bilmesini istiyordum. Bir test bana aksini söyleyemezdi.