Muhtemelen adımı bilen tek bir kişinin bile olmadığı New York'ta tek odalı bir dairede yaşıyor, yürüyerek gidip geldigim
bir dükkânda çalışıyor olurdum.
Easton gibi erkeklerden çok vardı. Her şeye sahipmis gibi görünen, tatlı dille kalbinize girmeye çalışan ancak istediklerini
vermediginize de üzerine basip geçen hos ocuklar her yerdeydi. En azından Alistair in nasil bir pislik olduğu konusunda açık sözlü olmasına saygı duyabilirdim. Asla olmadığı bir şey gibi görinmeye çalışmamıştı Hoşunuza gitmese bile size ne gösteriyorsa onu sunuyordu.