Gözlerini kapatıp birkaç derin nefes aldı. "Bu gelgitleri yeniden kaldiramam, Cal. Yapamam." Sesindeki çatlama kalbimde oluşana benziyordu. "Ayık olman için seni zorlayamam.
Ve dürüst olmak gerekirse alkolü burakma sebebin olmak da istemiyorum. Geçen sefer işe yaramamıştı, bu sefer de yaramayacak çünkü böyle bir sey gerçekten içinden gelmeli. Ve sen bunu kendin için istemediğin sürece asla daha iyi olamayacaksın. “Bu kadarından eminim." Bıkkın bir nefes verdi. "Ayık kalma yolculuğunda seni desteklemeye hazırım, her zaman hazırdım ve her zaman da hazır olacağım. Ama senin de duygularını yönetmenin daha iyi yollarını bulmak için çabalamaya istekli olman gerek."
Lana pastayı kesmekle meşgulken Cami beni yanına çağırdı.Yanında diz çöküp onunla aynı boya gelerek, “Ne oldu?" dedim.
Parmak uçlarında yükselerek kulağıma, “Benim yeni babam olmanı diledim," diye fısıldadı.
Yeni babam olmanı diledim.
Tanrım. Her nasilsa bu dört kelime dizlerimi de kalbim kadar güçsüzleştirmeyi başarmıştı.
Kollarımı ona dolayıp sıkıca sarıldım. "Bundan daha çok istedigim hiçbir sey olamaz."
Ve her kelimemde ciddiydim.
Alçak sesle güldü. Onu umutsuz bir hayranlıkla izledim, mutluluğu karşısında kalbim bir sürü duyguyla dolup taştı.
Onun için tek istediğim buydu. Mutlu son şansımıza engel olan diğer şeyler beni çıkmaza sokarken onu bu denli mutlu edecek kişinin ben olabileceğimi hiç düşünmemiştim.
Ama bize engel olan tek şey kendimdim. Bağımlılığım değil. Kariyerim değil.
Sadece ben.
Çünkü günün sonunda hayatımla ilgili son kararları veren yine bendim.
"Cami'den vazgeçtiği için minnettar olduğumu söylemek beni kötü biri yapar mı?”
"Hayır, Lana. Bu seni insan yapar." Onu kollarimla daha sıkı sardim. “Antonella bir çocuğa bakacak durumda değildi. Ve sen... sen tam anlamıyla o küçük kızın annesi olmak icin doğmuşsun."
Ağlamaktan ıslanan kirpikleri ve cam gibi parlayan gözleriyle bana baktı. "Öyle mi düşünüyorsun gerçekten?"
"Hayatta hiçbir şeyden bu kadar emin olmamıştım."