Çok istemek kadere karşı gizli bir başkaldırıdır. Kaderin çoğu zaman insandan beklediği tutku ve arzu değil, sabır ve teslimiyettir. Yüksek arzular, yüksek sınanmalar anlamına gelir. Büyük ve derin tutkuların ödenmesi gereken ağır bedelleri vardır.
Her şeyden uzaklaşıp kaçıp gitmek istediğinde dünya küçülür, küçülür ve daracık bir kapana dönüşür. Zihnini kaplayan karanlık leke güzel anların izlerini bir bir silerken, şarkılar ağır ağır susar.
Zorluklar bazen insanı tutarsızlığa mecbur bırakır ve ondan beklenenin tam aksine tavırlara iter. Gerçekliği inkârın bir yolu da aklın ve mantığın söylediğinin zıddını yapmaktır. Hayatımızı kaplayan yeisten, kara bulutlardan kaçabilmek için gerektiğinde gerçekliğin en yalın ve saf haliyle bile göz göre göre çelişmeyi, çatışmayı yahut onu büsbütün yok saymayı kabulleniriz
Eski defterlerin kapağı bir kere açılmaya görsün, artık kapatmak olanaksız hale gelir; geçmişin bütün netameli işleri, ruhunu zayıflatan saf çelişkiler, unutmak istediğin yüzler, sesler, kokular oradan sökün ederek bir iç sıkıntısı halinde kalbine çöreklenir ve sen gecelerine tebelleş olan bu kâbusa yakalanmamak için uykuyu kendine haram edersin.