"Eh," dedi Zincir, "artık her şeyin nerede ters gittiğini biliyorsun. O küçük tepede kaç çocuk ve kız var, Locke? Yüz mü? Yüz yirmi mi? Daha mı fazla? Sence ona karşı cephe alırlarsa eski ustan kaçıyla başa çıkabilir? Bir veya ikisi sorun olmaz. Peki ya dört? Sekiz? Hepsi?" "Biz, şey... Sanırım hiç... öyle düşünmedik." "Çünkü Hırsızbaşı mezarlığını mantıkla yönetmiyor evlat, korkuyla yönetiyor. Ona duyulan korku, yaşı büyük veletleri hi zada tutuyor. Yaşı büyük veletlere duyulan korku da senin gibi küçük zibidileri hizada tutuyor. Korkuyu ortadan kaldıran her şey eski ustanın mevkiisi için bir tehdittir. Bir de bakıyorsun ki Locke Lamora elinde angut bayrağını sallaya sallaya ortaya çıkıyor ve kendini dünyanın geri kalanından çok daha akıllı zannediyor!" "Ben sahiden... Öyle bir şey... Dünyanın geri kalanından akıllı olduğumu falan zannetmiyorum."
Sayfa 112·Kitabı okuyor
Alıntı
İnsanlar, yaşamlarının gayesi ve sonları hakkında bir sorgulama yapmalı; onu körleştiren, pasifleştiren, zaval­lı, ve acınası bir kişiliğe dönüştüren bütün yapılardan arınmalıdır.
Sayfa 94·Kitabı okudu
Reklam
Halk, tüccar gibi davranıp, her türlü süprüntüden Küçük çıkarlar toplamaya alışmamalıdır!
Sayfa 94 - Rıfat Ilgaz·Kitabı okudu
Ah dostum, insan aşılması gereken bir şeydir!
Sayfa 94 - Metin Eloğlu·Kitabı okudu
E bu da ben :)
Ne doğru? Ne yanlış? Al­gılayamadığından, mukallitlere en iyi öğretmen baş­larına gelecek felakettir.
Sayfa 89·Kitabı okudu
Az önce kukumav kuşu olduğumu öğrendim.
Yaşa­mı, keder, acı, karamsarlık, kötümserlik, "nereden geldik biz bu dünyaya?" ve "hay gelmez olaydık" gi­bi, teraneleri sayıp, hüzünle öterek geçer...
Sayfa 85·Kitabı okudu
Reklam
Reklam