Bir kaç ay önce Kitap okuma konusunda doyumsuz ama onları paylaşma konusunda bir o kadar cimri bir arkadaş edinmiştin. Tıpkı benim gibi , bizler gibi. Ondan her hangi bir kitabını ödünç istediğimde verme konusunda istekli olmazdı. Günün birinde bana “şibumi”kitabını önerdi. Onu kırmamak için okumaya başladım ve başlar başlamaz sıkıldım bir an önce bitsin derdindeyim özellikle ilk 50-70 sayfa. Ama başlarda anlam veremiyordum zevkine güvendiğim bir arkadaşımdı neden bana bu kitabı önerdiğini bir türlü anlayamamıştım. Fakat okumaya devam ettim ve şibuminin betimlemelerini görmeye başladım. Sanki bir yere bir insana bakarken ne gördüğümü bana söyler gibi tarif ediyordu. Her şey zihnimde soru işaretleri kalmasın diye en ince detayına kadar betimlenmişti.Okumaktan kendimi alamaz oldum adeta bitmemesi için yavaş yavaş okudum ve aynı zamanda bütün zamanımı onu okumak için kullandım. Şibumi “ olağan görünüm altinda yatan gizli üstünlük..
o kadar doğru bir söz ki, cesaretle söylenmesine gerek yok...
o kadar dokunakli bir olay ki, güzel olmasina gerek yok...
o kadar gercek ki, sahici olmasina gerek yok...” bu sözler ile anlatıldı kitapta bizlere fakat şibumi’nin her insan için farklı bir duygu olduğunu öğrendim bilgiden
çok anlayıştı..Kitabı bitirdiğimde arkadaşıma bu kitabı bana kattığı için minnet duydugumu ifade ettiğimde benimle kitaplarını paylaşmaya başladı. O an fark ettim ki şibumi bu kalbi güzel insanın kütüphanesinin anahtarıydı. O günden sonra şibumi kardeşi olduk. “Şibumi kardeşi” böyle bir örgüt yahut böyle bir kardeşliğin yeryüzünde adının bile olduğunu sanmıyorum fakat olmasına da gerek yok o benim daima şibumi kardeşim olucak tıpkı Nicholai ve Le Cagot gibi.Size tavsiyem ölmeden önce muhakkak okuyun. Çünkü öteki dünyada tanrı bu kitabı neden okumadığınızı size
Defalarca okuyabileceğiniz ve altını çizebileceğiniz yüzlerde satırın olduğu mükemmel ötesi bir kitap. Bu yazdıklarımı okuyorsanız lütfen bu kitabı okuyun asla pişman olmayacaksınız..