....'Bir ihtiyacın var mı?' diye sorunca İbrahim şöyle dedi: 'Sana ise, yoktur.' Cebrail 'Rabbinden ise?' diye sorunca İbrahim sordu: 'Ne isteyeyim?' Vücudunu iste, ateşte yakmasın!' 'Vücudumu yaratan O'dur, benim ne alakam var!' Bunun üzerine Cebrail 'Canını iste' dedi. Cevab: Canımı veren O'dur' 'O halde hâlini arz et!' deyince İbrahim şöyle dedi: 'Arz ve suale ne hacet; O cümle hâlimi bilir. O'nun hâlimi bilmesi bana yeter. O'nun kuluyum, dilerse yakar, dilerse kurtarır. Senden bitecek hacetim yoktur; benim gibi aciz bir kulsun, muhtaçsın. Benim halimi, seni, beni ve on sekiz bin âlemi yaratan bilir." Bundan sonra mekandan münezzeh ve mübarra olan şanı yüce Allah şöyle buyurdu: 'Ey ateş, serin ve selamet ol! [Kur'an, 21/69]