Şeydanur Sivri

Şeydanur Sivri
@ankamesrep
İstanbul
Ankara, 9 Mayıs 2001
35 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Dünyada hiçbir şey azimli olmanın yerini tutamaz yetenek tutamaz çünkü dünyada yetenekli başarısızlardan daha bol bir şey yoktur deha tutamaz çünkü dehaların bir ödül almadığını hemen herkes bilir eğitim tutamaz çünkü dünya eğitimli zavallılarla doludur her şeye gücünüzün yetmesini sağlayan sadece azimli ve kararlı olmaktır
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İdeal anne babalar, bilinçli yaşayan kimselerdir. Bilinçli insan, ezbere yaşamayan kişi demektir. Bilinçli yaşamak, ne yaptığının farkında olmak, yaptıklarının hesabını verebilmek demektir. Ezbere yaşamak demek, neyi, niçin yaptığının farkında olmadan, düşünmeden, bilmeden yaşamaktır. Ezbere yaşayanlar, yaptıklarını sebep ve sonuçlarını dikkate almayan kimselerdir. Bilinçli anne baba, çocuğu duygusal açıdan kabul eden, sevgi, ilgi ve hoşgörüyle yaklaşan,destekleyen, karar alırken çocuğunun da düşüncesini alan,tartışma ve eleştiriye açık,ikna ve inandırma yöntemini kullanan, gerekirse fikir değiştirebilen, rehber anne babadır.Böyle ebeveynler, çocuklarına içten ve derin bir sevgi duyar, ona değer verir ve bunu yansıtır; çocuklarının ilgi ve ihtiyaçlarına hassastır; davranışlarını ilgiyle izler ve onların ilgilerini göz önünde tutarak yeteneklerini geliştirecek ortamı hazırlar. Çok iyi rehberlerdir. Onlara yol gösterir, alternatif sunar ancak seçimi ona bırakır. Kararları konusunda onu serbest bırakır. Seçim çocuğa aittir.
O kadar müstesna ve muhteşem gördüğü, öyle olması için her şeyi yaptığı bu ilişkinin de basit, her günkü aşklar gibi olduğunu kabul etmek mecburiyetiyle isyan ederek başını duvarlara çarpmak, emellerinin bu rezil tükenişinde hazır bulunmak istiyordu. Ah, hayatından ne kadar tiksiniyor­du, onun hiçbir zerresinde sevilecek, büyük, muhterem bir şey görmüyordu.
“Acaba hayatımı idareye yeterli miydi?" diye düşünerek başka birisi olsa daha mı mesut olacağını düşünüyordu. Sev­miş miydi? İşte bugüne kadar buna eminken şimdi şüphe ediyor, "Hayır" diyordu, bir kadının ömründe özel ve sevimli bulduğu bir adam tarafından sevil­mek isteyeceği kadar, her şeyi feda edecek kadar sevmemişti, bunu görüyordu. Her şeyi feda etmek değil, bir arzusuna bile kıyamıyordu. Bu ya çokça devam eden bir heves yahut bir alışkanlıktı ve kendisi bunu ciddi bir karı koca sevgisi zannetmişti; demek o sadece bir oyuncak, hem de onun bile gülünç bulduğu bir oyuncak olmuştu. Yalnız kendisi için, kadınlığı, güzelliği, kalbindeki sevgisi için! Hayır, bin kere hayır, onu bir dakika seven adam bu geceki hareketi yapmazdı. Sevseydi, Necip'in bakışları gibi bakışları, onun ru­hunun hücumu gibi aşık ve tutkun bakışları olacaktı.