yosun

10/10
·382 syf.·
Beğendi
·
2026 7. kitabı
Kitabın alt metni şu muhabbetlerini es geçerek inanılmaz akıcı bir kurguya sahipti. Çok fazla yerde güldüm ve altındaki anlam da budur diyip üzülmedim. Bir eser neden tek bir yönüyle ele alınır, anlayamıyorum. Bu kitap hakkında söylenen iki ana başlık var (hiciv ve ağır dil) çoğu insan bu şekilde tanıyor, ki kitabı erteleme sebebim dilinin ağır olduğunu sanmamdır. Okuduğum enn eğlenceli ve akışta olan kitaplardan birisiydi. Bitmesin diye her gün bir sayfa okudum
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202353bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İnsanın en suçlu olduğu an ille de birini öldürmek için tüfekle nişan aldığı an değildir. Suç daha önce oluşur; suç olan niyettir. Ve ben bu ilişkinin günün birinde paramparça olduğunu söylüyorsam, bu gerçekten doğru mu bilmeliyim ve eğer doğruysa o zaman da onu kimin ya da neyin parçaladığını bilmek isterim. Çünkü biz farklıydık ama birbirimize bağlıydık, ben senden değişiktim ama birbirimizi tamamlıyorduk, müttefiktik, bir bütündük ve buna hayatta çok nadir rastlanır. Sende esasen eksik olan her şey, kurduğumuz ittifakta dünyanın bana yakın davranmasıyla dengeleniyordu. Biz dosttuk.
Fakat ruhunun derinlerinde bir sancı saklıydı: Olduğundan farklı olma arzusu. Bu, bir insanın kaderden yiyebileceği en büyük silledir. Olduğundan farklı olma arzusu: Kalpte yanan hiçbir arzu daha acı verici olamaz. Çünkü insan hayata ancak kendi kendisi ve dünya için taşıdığı anlamla uzlaşarak katlanabilir. Nasılsa öyle olduğu gerçeğiyle uzlaşmalı ve bu bilgece davranış için hayattan övgü almayacağını, kibirli, egoist, kel ya da göbekli olduğunu bildiği ve buna katlandığı zaman göğsüne madalya takılmayacağını bilmelidir; hayır, övgü ya da ödül almayacağını bilmelidir. İnsan katlanmak zorundadır, işin bütün sırrı budur. Kendi karakterine, kendi tabiatına katlanmak zorundadır. Çünkü ne tecrübe ne de kendi eksikliklerine, şahsi menfaatlerine ve tam bir yankısı olmayışına katlanmak zorundayız.
Şimdi, yaşlılığımda, çocukluğumu çok düşünür oldum. Bunun normal olduğu söylenir. Sona doğru insan başlangıcı daha net hatırlar. Yüzler görüyor, sesler duyuyorum. Seni okulun bahçesinde babamla tanıştırdığım anı görüyorum. Benim dostum olduğun için o da seni dostu saymıştı. Birini öyle hemen dostu saymaz. Fakat söylediği şey, ölene dek geçerli kaldı. O anı hatırlıyor musun? Büyük girişteki kestane ağaçlarının altındaydık, babam sana elini uzatmıştı 'Sen oğlumun dostusun' demişti. Bu dostluğa hürmet edin, diye ciddi bir tavırla eklemişti. Sanırım onun için hiçbir şey bu kelime kadar önemli değildi... ...Başka şeyler de konuşabilirdik. Güneşi batmakta olan iki eski dost çok şey hatırlar. Fakat madem buradasın, sadece gerçeği konuşalım. Babamın seni dostu saymasıyla başladım. Bunun onun için ne anlama geldiğini çok iyi biliyorsun; çok iyi biliyordun ki elini uzattığı kişi bu hayatta kaderin sillesini her yediğinde, her sıkıntı ve dertte ona güvenebilirdi. Nadiren birine elini uzatırdı, orası doğru. Fakat uzattığında bunu kayıtsız şartsız yapardı. Okulun avlusunda kestane ağaçlarının altında sana elini bu şekilde uzattı. O zaman on iki yaşındaydık. Çocukluğun son anıydı. Babamı bazen geceleri bütün netliğiyle görüyorum, hayatta önemli olan her şey gibi. Onun için 'dostluk' kelimesi şerefle aynı anlama geliyordu. Bunu çok iyi biliyordun, onu tanıyordun. Ve şunu söylememe izin ver, benim için belki daha da büyük bir anlam taşıyordu.
9/10
·120 syf.·
2026 6. kitabı
İlk sayfalardan dolayı beklentim fazlaydı ama konunun gideceği noktayı beğenmedim,beğenmememe rağmen kitabı çok sevdim. Yazarın anlatım tarzı çok hoş, karakterlerin içlerindeki ağırlığı anlıyorum. Fazla saygılı bir kitaptı. Klişe bir olayı olgun insanlar yaşarsa böyle oluyor demek ki.Olgun demem de doğru olur mu bilmiyorum, aralarındaki bağı eşleştirebileceğim davranış biçimi bu sanırım
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,6bin okunma