Siz bana hayatı sevdirdiniz! dedi. Şehzadebaşı’nda o kahvede ki hâliniz, o gülünç meyusiyetiniz, biçare kederleriniz, silkinip altından bir türlü çıkamadığınız yükler... Büyükdere’deki şaşkınlığınız, tereddütleriniz, saadetleriniz... Küçük zeytin çekirdeği gibi dünyanız, hepsi bana hayatı yeniden sevdirdi. O gece hemen oracıkta elinize beş lira sıkıştırsaydım, nasıl mesut olacaktınız! Evet, bana hayatı sevdirdiniz. Siz benim en güzel aynamsınız!