Samyeli esiyordu...
yüzünü hatırlamadığım birkaç kişi selam verdi, elimde poşetler marketten yeni çıkmıştım. arabanın anahtarını bulmaya çalışırken sıradan eylemlerin, rutinlerin insanlara ne kadar iyi geldiğini düşündüm. kaba bir tabirle radikal konuşmalarla insanların birbirini tarttığına şahit olduğum anıyı hatırladım. toleranslar daha çok tolerans doğuruyor. insanlar minnet duygusunu unutuyor ya da minnetin altında eziliyor. yapılan iyilikler sanki zorunluymuş gibi, üstlerine görev gibi yapışmış ve bunu sıradanlaştırmış herkes.
verilen nimete şükür etmeyi unutmuş daha çok isteyen aç gözlüler türemiş. kimse iyilik yapmak zorunda değil kimse karşılıksız sevgi vermek zorunda değil. yapıyorsa bunun karşılığında kibar ve nazik olunmalı. oyunlara gerek yok düz insan olunmalı. onu bile beceremeyen insanlar var. konu yine nereden nereye geldi... akıl vermeye gelince herkesin aklı bol. uygulamaya gelince herkesin aklı kıt. vere vere kalmamış kimsede.
her neyse size karşılıksız iyilik yapanlara biraz minnet duygusu biraz da kibarlık dozunda iyidir hadi selametle...
Nur