Üç satırlık hayatları ne çok büyütüyorduk gözümüzde. Bir hayat yaşayıp gidecektik şu dünyadan, bir geçip gidecektik işte şu caddenin kenarından; belki bir kahve içip birkaç zar atacaktık tavlada. Biraz gülüp biraz ağlayacaktık sadece. Biraz sevecek, biraz kızacaktık. Botlarımızı ıslak kaldırımlara basacaktık biraz, yağmura yakalanıp sokaklarca koşacaktık bir yerlere; bir yerlere gidecektik işte, bir yerlerden de dönecektik elbet. Birkaç bebek görüp birkaç kişi kaybedecektik bir de. Biraz çemkirip biraz da affedecektik. Bir anda var olduğumuz şu dünyadan, yavaş yavaş yok olup gidecektik.
Biri elmayı ısırdı diye işler sarpa sardı, birinin günahını bütün dünya sırtlandı. Biri sevemedi, biri sevilmedi. İkisini de beceremeyenler bu dünyadan yaşarken silindi. Sevgi öldürdü bütün insanları, nefret yaşattı bir müddet. Nihayetinde herkesin eline bulaştı kesikler attığımız hayallerin kanı, canı.
Ne de ihanet ettik toprağa, ne kazalar vurduk; sonunda da hepimiz bir tek onun tarafından kabul gördük.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsanın canını acıtan, ayak tabanlarına kırık cam parçalarının battığı yokuşlu bir bayırda yürümek, ayakta kalmaya çalışmak değildir. Gerekirse koşar o yolda insan... İnsanın canını acıtan, o yolda emanet ettiklerine edilen ihanettir. Bunu görmesi ve yürümeye devam etmek zorunda kalması...
"İnsanlar yazar, yazdıkları şeyler sana uysa da uymasa da edebiyatın bir ucundan tutmuşlar demektir bu. Ya da tutmaya isteklidirler. Ne böyle şeyler yazdıkları için onları ne de okuduğum için beni aşağılayabilirsin sen."