• 6-7-8-9 Ekim 2018 tarihlerinde, her gün 10.00-21.00 saatleri arasında;Cumhuriyet Meydanı (Eski Belediye Binası Yanı) Burdur adresinde, ''Burdur Kültür Sanat ve Edebiyat Günleri.'' etkinliği yapılacaktır. Burdur Araştırmacı Yazarlar ve Şairler Derneği ve Burdur Belediyesi yöneticilerinin ortaklaşa yaptıkları etkinliğe Ankara'dan Yazar-Şair Aysel Al-Muğla'nın Dalaman İlçesi'nden Birdal Can Tüfekçi-Hasan Konu-Muğla'nın Marmaris İlçesi'nden Hatice Altunay-Kenan Çığır-Mazlum Çetinkaya-Isparta'dan Göller Bölgesi Yazarlar ve Şairler Derneği Başkanı Melahat Özçoban-Muzaffer Gürboğa-Nebahat Ercan-Neşet Gökoğlan-Nihat Ercan-Osman Çolak-Antalya'dan Roman Yazarı Pembe Tuncel ile Şair Şerife Tekin ve Yılmaz Göçmen iştirak edeceklerdir. İlgilenenlere, önemle duyurulur.
  • 29 Eylül 2018 Cumartesi günü, saat.16.00'da;Ansan Sanat Galerisi-Antalya adresinde, Harun Yiğit'in sunumu ile Şair Mustafa Ceylan'ı anma etkinliği gerçekleştirilecektir. İlgilenenlere, önemle duyurulur.
  • Antalya'da çocuğunun masraflarını karşılayamadığını, kaymakamlığa giderek yardım istediğini ama kendilerine yardım edilmediğini söyleyerek kahvehanelerden ağlayarak yardım toplayan ablamız.
  • Herkese merhaba,
    1k Antalya olarak 3. Buluşmanın sıcaklığı geçmeden 4. Buluşma için planlar kurmaya başladık bile. 3. Buluşmanın bir sonbahar buluşması olacağını düşündüğümüz halde Antalya pek bize katılmadı bu konuda ve ben bu temennimi 4. Buluşma için tekrarlıyorum efenim; bir sonbahar buluşması olmasına rağmen sıcacık bir ortam olacağına eminiz! Bu sohbette bize katılmak isteyen, yolu Antalya'ya düşen yahut buralarda olan herkesi bekleriz. Kapımız herkese açık.

    Üzerine konuşacağımız kitaplarımız;
    Kibar Fahişelerin İhtişam ve Sefaleti ve
    Seviyordum Sizi

    Tarih: 28 Ekim, Saat: 15.00

    Yer: Eski Masal Kitap&Kafe
    Adres: Eski Masal Book & Cafe
    Sinan Mahallesi, 1265. Sk. D:No: 9/A, 07100 Muratpaşa/Antalya
    (0242) 243 90 50

    https://goo.gl/maps/PEsCmEfL81E2
    (Kaleiçi Dönerciler Çarşısı girişinin karşısındaki ara sokakta girdiğinizde sağ tarafta köşede kalıyor. Halkbank'ın yanındaki sokak. Bir ağacın arkasında kaldığı için ismi göremeyebilirsiniz, hemen vazgeçmeyin dikkatli bakın lütfen. :) )


    Yürekten sevgilerimizi sunuyor, görüşmek üzere diyoruz. :)

    Katılmayı düşünenler;
    1. Meltek
    2. Merve K.
    3. Esra D.
    4. Ceyda Kiva
    5. Ayşenur
    6. Gürbüz Deniz
    7. Kağan

    Katılmak isteyenler belirtilerse iletiye ekleyebiliriz. :)


    Not: Grubumuzla ilgili genel duyuruları buradan takip edebileceğiniz gibi bilgi aktarımı da yaptığımız bir adet TELEGRAM grubumuz mevcuttur. Katılmak isteyenleri bekleriz. Aşağıya bıraktığım linki takip ederek hem Telegram indirebilir hem de doğrudan grubumuza katılabilirsiniz. Teşekkürler.

    https://t.me/...-zXERbR_uipLyXMpd2vw
  • Merhaba arkadaşlar, hazır saatlerimizin yeniden eski düzenine döneceği haberi resmi gazetede yayınlanmışken, tesadüf bu ya biz de bugün bol bol saatlerden konuştuğumuz, keyifli sohbetimizi paylaşmak istedik sizinle. :)

    Öncelikle henüz kendimi ötekileştirmeyi bir türlü beceremediğim için ben diye bahsettiğimde Meltek anlayın lütfen. Kişisel düşüncelerim için de grup sorumlu tutulmasın zira :)

    Evet, ben kitapta işaretlemiş olduğum yerleri tekrar okuyabilmek için mekana biraz erken gittim. Ve bu geriye dönüş ile bir kez daha; Ahmet Hamdi Tanpınar'ın kurgusuna hayran oldum. Birçok nokta çok daha anlaşılır geldi benim için. Ben oradayken çok istemesine rağmen buluşma saatinde dershanede olması gerektiği için aramıza katılamayacak olan sevgili Kübra çelikkartal çıktı geldi ve keyifli bir sohbet ettik. Bizi yakından takip edeceğine ve 2 buluşma sonrasına katılacağının da sözünü almayı ihmal etmedik tabii. O sırada sevgili müdavimlerimizden (ilk buluşmadan beri düzenli devam eden 2 kişi olduğumuz için böyle söyleyebilirim sanırım :) Merve K. aramıza katıldı. O saatlerde henüz 1k ile tanışmamış olan ve hemen o masada üye yaptığımız değerli Gürbüz Deniz ile de sohbetimiz iyice koyulaştı. Derken, ufukta değerli 'iletişim'cilerimiz Ahmet Y , uğur kiraz ve Kağan göründüler ve böylece bizim için düzenlenmiş olan üst kattaki toplantı masamıza taşındık. Sevgili Sahra da elinde kitabımız ile hazır ve nazır bir şekilde toplantı masasında yerini aldı efenim. Bu arada elbette çok sevgili ev sahiplerimiz Ceyda Kiva ve Doruk Ateş de aramıza katılınca oldukça keyifli bir sohbete giriş yaptık. Yeni gelenler ile tanışma ve önümüzdeki ay hangi tür okumalıyız, hatta genel olarak neler okumalıyız ile ilgili yaptığımız uzun tartışmalar sonucu sözü Saatleri Ayarlama Enstitüsü 'ne getirebildik.

    Kitabı henüz okumamış olanlar (buradan ifşa etmeyeceğim ama onlar kendilerini bilir :) için tat kaçırmayacak şekilde önemli noktaların etrafında dolaşarak kitabı baya inceledik. Benim daha önce fark etmediğim noktaları arkadaşların bakış açıları ile yeniden değerlendirdim ve bir kat daha değerlendi gözümde. Kitap hakkında genel olarak benzer görüşler içindeydik. Oldukça hatta fazlasıyla (Belki de Ahmet'in ısrarla belirttiği gibi en) iyi bir roman olduğuna karar verdik. Kitaptaki her karakteri çok dolu dolu işlediği, karakterlerin birçoğu için ayrı bir kitap bile yazılabileceği konusunda hemfikirdik. (Öykü yazarı kimliği ile Ceyda da bunun ne kadar zor bir şey olduğundan ve sırf bunun bile ne kadar kaliteli bir yazarımız olduğunu gösterdiğinden bahsetti örnekler ile.) Toplumsal sorunlara getirdiği ironiyi çok iyi verdiği de gözümüzden kaçmamıştı tabiiki de. Ayrıca karakter isimlerinin çok güzel seçilmiş olduğunu da konuştuk ve Hayri İrdal karakterinin soyadının neyi çağrıştırabileceğine dair de fikirler yürüttük. TDK'dan teyit eden Sahra 'er kişi' anlamına geldiğini söyledi ve Kağan da 'olgunlaşmamış kişi' anlamına da gelebileceğine dair bir fikir ortaya attı. Bizler de çok sevgili Hayri İrdal'ın tam olarak böyle bir karakter olmasından, zorla kalıplara sokulan ve kendisi olmasına izin verilmeyen bir kişilik olmasından dolayı bu fikri oldukça beğendik. İşte böyle sürüp giden çok yönlü bir incelemeye soktuk kitabı ve zaman geçtikçe daha da anlamlanan bir kitap olduğunda karar kıldık. Kitaptan en etkilendiğimiz alıntıları da okuyarak kaliteli bir sohbet ortamı yarattık.

    Bir de tabii Polisiye Yazarlar Birliği üyesi olan Doruk Ateş tarafından ortaya atılan 'Neden Türk Polisiyesi okunmuyor?' sorusu ile de farklı bir konuda konuşma fırsatı bulduk. Önümüzdeki ay için okuyacağımız kitaplara karar verebilmek için kendimizi kaderin ellerine bıraktık ve kura usulü ile kitaplarımızı belirledik. Kitaplar diyorum çünkü bir roman bir de şiir kitabı okumaya karar verdik. Israrla Türk Edebiyatı okumalıyız derken kaderin cilvesi bizi bir Balzac ve bir Puşkin ile karşı karşıya bıraktı ama biz önümüzdeki buluşmada yapacağımız sohbetin keyfinin katlanarak artacağına emin bir şekilde toplantıyı sonlandırdık.

    Bazı arkadaşlarımızın aramızdan ayrılmasından sonra, (after party mi diyordu sevgili İzmir grubu buna :) ) aşağıda, ağaçların altında sohbetimize devam ettik. Agatha Christie ve Shakespeare masalarını birleştirerek kahvelerimizin yanında gelen 'kitap fallarımızın' tadını çıkardık. Kimisine en sevdiği yazar çıkarken kimisine de bugün ısrarla okutulmaya çalışıldığı kitaptan alıntı çıkması ile kitapların büyüsünden bir kez daha emin olduk. Elbette, bize böyle keyifli bir ortam sağladıkları için de Eski Masal Kitap Kafe sakinlerine sevgilerimizi göstermeyi ihmal etmedik. O masada; filmlerden yönetmenlerden farklı yazarlara, farklı şehirlerin farklı havalarından dine kadar türlü konular hakkında çeşitli konuşmalar yaptık ve günü iki kat güzellikle taçlandırdık.

    Sözü yeterince uzattığım için yeni etkinlik duyurusunu ayrı bir iletide paylaşmak üzere herkese keyifli okumalar diliyorum efendim. Sürç-i lisan ettiysem affola, esen kalın! :)
  • Arkadaş ne kadar çok Sonbahar sevdalısı varmış. Bende romantik bir Sonbahar şiiri yazdım. Adını da 'Ekinoks' koydum.

    Gün döndü sen dönmedin desem
    Ergen gibi ne yazmış derler,
    Gece gündüze eşit
    Gündüz geceye
    İnsanlar neden eşit değil
    Aylık maaş aylık masrafa
    Garibin azığı zenginin ettiği israfa
    Eşit değil desem
    Kanaatsiz derler,
    Güneş güneye gitti
    Kış kapıda
    Yaza altı ay var
    Doğalgaz, kömür, odun
    Zeytinyağı, bulgur, un
    Tuz, şeker
    Şampuan sabun desem
    Dış güçler derler,
    Belki hain bile derler.
    Şimdi sen geldin ya Sonbahar
    Bilmem acep hoş mu geldin?
    Antalya'ya İzmir'e
    Adana'ya Mersin'e
    Belki hoşgeldin amma
    Sivas'a Erzurum'a
    Memleketim Keskin'e
    Bilmem acep hoş mu geldin?
  • Yılmaz Güney imzalı 1969 yapımı "Bir Çirkin Adam" filminde Diyarbakırlı ünlü ses sanatçısı Bedri Ayseli'nin "Sevda Yüklü Kervanlar" türküsünü seslendirdiğini biliyor muydunuz?

    1970 - 7. Antalya Film Şenliği'nde En İyi Film, Yılmaz Güney ise En İyi Erkek Oyuncu ödülü almıştır