Kendimi çok kötü hissettiğimde "Ben duygularım değilim ," diyorum bu yüzden “Duygularımdan çok daha fazlasıyım. Her tür duygu gelip geçici.
Bu histe de sürekli olarak kalmayacağım. Şu an dikkatim bu acı ve utançta olduğu için onları çok daha fazla hissediyorum onları ama bunlar sadece sahip olduğum hisler ve hislerimden müteşekkil bir varlik değilim.”
“-Meli/malı" kipi, bizi aciz çocuk egomuza götürdüğü ve tüm güçlülüğümüzden çaldığı için irademize destek değil köstek oluyor, “Yememeliyim!" düşüncesinin yemememizi daha da zorlaştırması bundan.
İçimizdeki çocuk içimizdeki yetişkin karşısında dik durabilmeye, onunla iletişim kurabilmeye, güçlenmeye, özgüven kazanmaya başladıkça seçenek sayısının sandığımızdan çok daha fazla olduğunu görüyoruz. Seçenekler hiçbir zaman, aciz bir çocukken hissetmiş olduğumuz kadar kısıtlı değil. Ama bunu görebilmek için, içimizdeki gücün farkına varabilmemiz gerekiyor önce.
İnsanlarla görüşmem gerektiği zaman aşırı derecede gergin ve telaşlı oluyorum. Bunu belli bir yaştan sonra, eşim söylediğinde fark ettim. Annemin ve anneannemin de misafir gelmeden önce aşırı gergin ve telaşlı olduğunu ve kız çocuğu olduğum için benden beklentilerini bu gerginlik ve telaşla arttırdıklarını da.
İngiltere’deki yetenek yarışmasının izleyen eşim, ailelerin çocuklarını sahneye “Başarılar” değil, “Enjoy” (Keyfini Çıkar) diyerek yolladığını söyledi.