Uzun bir yolculuktan sonra eve dönmek gibisin.
"Eve geri dönmek" gibisin...
Düştükten sonra tekrar kalkmak gibisin. Kitabın kapağını ilk kez açmak gibisin. Uykuya dalmak, bir anda dalı- vermek gibisin.
Çünkü aşk, canlıdır. Onun varlığını bilenler, bir odaya girdiklerinde içerideki insanları birer birer tanıdıkları gibi, onu da hemen tanırlar. Ellerini yüzlerini cisimlerini bilmediğin yaratıklardan bahsediyorsun sen bazen; aşkın eti budu hepsinden daha soyut, ama hepsinden daha barizdir.
Dokunursun, tutamazsın. Yaslanırsın, dayanamazsın. Hep kayıp gitmek gibi, gidip gidip varmamak gibi; sabun gibi.