Passenger

Geçmiş apayrı bir yer değildir.
Biz o kadar uzak olduğunu zannederken, geçmişin bu kadar yakında olması ne tuhaf. Bir cümleden fırlayıp sizi çağırıvermesi tuhaf. Her bir nesne ve sözcüğün, içinde bir hayalet barındırabilmesi tuhaf.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"W. Shakespeare, Size Nasıl Geliyorsa"
Tümüyle bir sahnedir yaşam; Erkeklerle kadınlarsa, hepsi birer oyuncu, Biri çıkar, öteki girer ve her biri Kendine düşen sürede pek çok rol oynar..."
Dehşet ve aşk
"Git," dedi Rose. "Tadı damağımızda kalsın. Geç kalacaksın." Öpüştük ve gözlerimi kapadığımda içime lavanta kokusuyla birlikte onun kokusunu da çekerken öyle bir dehşet, öyle bir aşk hissettim ki aslında bunların dehşetin ve aşkın aynı şeyler olduğunu fark ettim.
Music is a moral law. It gives soul to the universe, wings to the mind, flight to the imagination, and charm and gaiety to life and to everything.
Rose'u her anlamda istiyordum. İstemek yoksunluktur. Başka bir şey değildir. Annemin boğulmasıyla birlikte bana daha da sonsuzmuş gibi ge-len uçsuz bucaksız bir boşluk, bir uçurum oluşmuştu ama Rose'a bakarken kendimi yeniden var olmuş gibi, tutunabileceğim bir şey varmış gibi hissediyordum. Dengede hissediyordum.