Aşçılık dünyasından mahrem maceralar değil de, Batı mutfağının ortaya saçılmış pisliği desek daha doğru bir tanımlama olur zirâ okurken mideniz bulanıyor. Elbette ahlaki hassasiyet taşıyanları etkileyecek bir durumdan bahsediyorum. Koşer tuz ve bir yahudi güzellemesi yapıldığını görünce yazarı biraz araştırdım ve yahudi kökenli olduğunu gördüm. Parçalar da yerine oturdu haliyle… Yarısını okumuş olmam zaman kaybı mıydı? Asla. Bir kez daha ecdadımın pür-i pak, ahlaklı, zarif mutfağıyla gurur duydum.
Duygu ve Düşünce
Mutfak SırlarıAnthony Bourdain · Domingo Yayınevi · 2018452 okunma
9/10
·248 syf.··
2026 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2026 19:34
Uzun zamandır kitaplığımda olan Işığın Hızı kitabını bir solukta okudum. Kitap bir yana, Çevirmen Gökhan Aksay özenli, akıcı ve başarılı çevirisi de ayrıca bende hayranlık uyardı. Kitabı nasıl aldım, kimin tavsiyesi, nerede gördüm de aldım hiç hatırlamıyorum. Ama iyi ki alıp okumuşum. Daha önce Javier Cercas kitabı okumamıştım. Bir yazar daha eklendi listeme. Kitap ilk sayfalarda pek akıcı değil, nasıl ilerleyeceği, hikayenin nereye gideceği konusunda hiç renk vermiyor. Yavaş yavaş merak uyandırıyor ama sonradan akmıyor, çağlıyor. Okuduğum kitaplarda sevdiğim ressam, sanatçı, yazar, sanat eseri ya da yerler geçiyorsa ayrı bir bağ kuruyorum yazar ile. Bu kitapta da ressam Modigliani (instagram sayfamda daha önce bir tablosunu paylaştım), yazarlar Thoreau, Hemingway, klasik müzik bestecisi Dvarok (yine bir gönderiye eklemiştim, Serenade in E major, Op: 22: II. Tempo di valse dinlemenizi tavsiye ederim) isimlerinin geçmesi beni ayrı etkiledi. Yazar ile aynı zevklere sahip olmak beni daha çok bağladı kitaba. Daha öncede yazdığım gibi kitabın konusunu anlatmayı sevmiyorum. Kitapta iki önemli karakter var, biri anlatıcı ve diğeri anlatıcının İspanyolca dersi vermek üzere gittiği üniversitede yolları kesişen Rodney. Rodney savaş karşıtı olduğu halde Vietnam Savaşı’na katılmış, savaşta birçok katliam gerçekleştiren bir timde yer almış. Katliam satırlarını okurken aklıma Han Kang’ın Jeju Adası’ndaki katliamı konu alan Veda Etmiyorum kitabı geldi. Orada da katledilenlerin yaşantısı anlatılıyordu. Kitapta yazar üstü kapalı değinmiş, siyasiler hırsları uğruna Dünya’nın öbür ucuna savaş açıp, asker gönderiyorlar, sizi hiç istemediğiniz bir savaşın içine sokuyorlar, kendileri ise hayatlarına devam ediyorlar. Bu satırları yazarken aklıma Murathan Mungan’ın yazdığı gibi “ya
Işığın HızıJavier Cercas · Everest Yayınları · 202099 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
2/10
·96 syf.··
2026 1. kitabı
Çok begendigimi söyleyemem. Kitap Baş karakterin ayağını incitmesiyle birlikte yaşadığı zihinsel sıkıntıyı anlatiyor. Ama ben baş karakter ile herhangi bir empati kuramadım. Onu anlayamadığım için kitabın içine de giremedim. Gereksiz betimlemeler beni yordu açıkçası. Başta "Öteki" kitabında olduğu gibi kisilik bölünmesini işlediğini düşündüm. Sonra akıl oyunları mi acaba dedim. Dümdüz okudum ama kitap bittiğinde "N'oldu simdi" dedim. Bu nedenle kurgusal olarak zayif buldum. Kltapta hic karakter gelisimi olmadiğı ve zaman-mekan derinligi olmadigi için teknik olarak da zayıf buldum. Bunun haricinde akademik yozlaşmayı ele aldığı için okunmaya değer ama bir kurgudan ziyade günlük gibi okunabilir. Kitap sonunda baş karakter ciddi bir psikolojik sıkıntı mı yaşıyor takıntı haline mi getirsin şizofreni hastasımı yoksa bir rüya mı çok net değil. Pek tavsiye edebileceğim bir kitap olmadı benim için.
KiracıJavier Cercas · Everest Yayınları · 2022869 okunma
9/10
·96 syf.··
2026 2. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2026 22:06
Kahvenizi alıp sessiz bi cafeye gidip kafanızı mı dağıtmak istiyorsunuz alın bu kitabı çok keyifle okudum içinde gerilim gizem barındıran ve beni yazarla tanıştıran ilk kitabı. Kiracı
KiracıJavier Cercas · Everest Yayınları · 2022869 okunma
10/10
·300 syf.··
2026 1. kitabı
Cengiz Karayıldız’ın 11 Yaşındaki Adam kitabı, aslında hepimizin içinde sakladığı o kırgın çocukla tanışma hikayesi. Kitabı okurken şunu fark ediyorsunuz: İnsan kaç yaşına gelirse gelsin, en büyük yarasını hangi yaşta aldıysa ruhu tam da orada takılı kalıyor. Karakterin bir isminin olmaması ise harika bir detay; bu sayede onun acısını sanki kendi hikayenizmiş gibi sahipleniyorsunuz. ​Hikaye, ünlü şef Anthony Bourdain’in intiharıyla başlıyor. Karakterimiz, Bourdain ile sadece fiziksel değil, ruhsal bir benzerlik de kuruyor ve kendi içindeki "sonsuz huzursuzluğun" peşine düşüyor Kitapta beni en çok etkileyen kısım ise 7 Başlı Canavar metaforu oldu. Bu canavar, aslında hepimizin kafasının içindeki o hiç susmayan, bizi değersiz hissettiren, "yapamazsın" diyen karanlık seslerin ta kendisi. ​Yazar, bu canavarları susturmanın yolunun kendimizle kavga etmekten değil, kendimize şefkat göstermekten geçtiğini anlatıyor. Karakterimiz ebeveyn kaybı ve terkedilmek gibi ağır travmalarla boğuşurken, yazarak hayata tutunmayı seçiyor. Bizlere de şunu hatırlatıyor: Karanlık ne kadar yoğun olursa olsun, kendimize nazik davranmalı ve tutunacak bir dal bulmalıyız. ​Eğer siz de zaman zaman kendinizi köşeye sıkışmış veya yalnız hissediyorsanız, bu kitap size çok iyi gelecek. Kendi yaralarımızı sarmanın ve o içimizdeki 11 yaşındaki çocuğu teselli etmenin ne kadar değerli olduğunu sade ve çok içten bir dille anlatıyor. Unutmayın, iyileşmenin yolu yine kendi içimizde saklı. ​ #11YaşındakiAdam #CengizKarayıldız #Kitapİncelemesi #7BaşlıCanavar #OkudumBitti Farkındalık KitapÖnerisi
11 Yaşındaki AdamCengiz Karayıldız · İkinci Adam Yayınları · 20257 okunma
9/10
·300 syf.··
Beğendi
·
2025 133. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2025 22:29
"11 yaşındaki çocuk bilmeliydi ki kim giderse gitsin 47 yaşındaki adam onu asla terk etmeyecekti." Konu: 11 yaşındaki adam için, dünyaca ünlü şef Anthony Bourdain'in intih*rı yalnızca bir öl*m değil derin bir hikayeydi. 11 yaşındaki adam Bourdain'in hikayesinden derinden etkilenmişti. Fiziksel benzerlikleri kadar, taşıdıkları yükler de aynıydı. Acaba bu benzerlik kaderlerine de yansıyacak mıydı? Huzursuzluk, onları aynı sona mı götürecekti? Yorum: Kitabımızdaki karakterin bir ismi yok okuyucunun kendini karakterin yerine daha kolay koyarak karakterin yaşadığı hisleri daha net hissedebilmek adına bu şekilde yazılmış. Ebeveyn vefatı ve ebeveyn tarafından terk edilmenin yakın ama yakın olmayan akrabaların istismarları 11 yaşındaki çocuk da oldukça büyük bir etki bırakıyor ve bu yaşadığı travma kendini herkese ve yaşama karşı yabancılaştırıyor. Kafasındaki susmayan sesleri ise 7 Başlı Canavar metofurunu kullanarak bize aktarıyor. Neden 11 yaşındaki çocuk ve 11 yaşındaki adam çünkü insan en çok hangi yaşta en derinden paramparça olmuşsa o yaşta kalıyor. Bende 26 yaşımda kaldım.. 11 yaşındaki çocukla benzer yaralarım ve benzer psikolojik durumlarım vardı. Okurken o yaşadığım ve zaman zaman hala yaşadığım o kendini çaresiz yalnız köşeye sıkışmış, boşuna yaşıyorum hissi özellikle anneme olan özlemimi çok net hissettirdi. 11 yaşındaki çocuğun psikolojik sorunlarını aşma serüveninde her şeyden önce kendimize haksızlık ettiğimizi kendimize daima nazik ve şefkatli yaklaşmamız gerektiğini önceliğin başkalarının isteklerinden çok kendi isteklerimizin daha önemli olduğunu vurguluyor. O bizi karanlığa sürükleyen düşüncelerden kurtulmak için ise mutlaka tutunacak bir şey bulmamız gerektiği.. 11 yaşındaki çocuk yazdı yazdı yazdı.. Ben ise kitaplara tutundum ne zaman 7 başlı canavar
11 Yaşındaki AdamCengiz Karayıldız · İkinci Adam Yayınları · 20257 okunma