Baştan uyarayım, incelememi biraz içerik bilgisi vererek yapacağım. Roman, başka türlüsüne pek müsaade etmiyor, üzgünüm.
Profesör Mario Rota, dil bilimi üzerine çalışan bir hocadır. Rota, çok uzun zamandır herhangi bir makale yayımlamamış, biraz bıkkın, aşk hayatı da pek parlak olmayan, orta yaşlarını yavaş yavaş geride bırakan bir adam. İtalyan hükümeti tarafından kendisine Dil bilim doktorasını tamamlayacağı bir burs verilen Rota, 1981’de Amerika’ya gider. Burada tanıştığı Lisa ile evlense de çok kısa sürede evlilikleri son bulur. Rota’nın geçmişine zaman zaman uzanan romanda, asıl kilit karakter Daniel Berkowickz’dir.
Rota, bir sabah çıktığı koşuda bileğini burkar. Acı içinde eve döner ve kapıda ev sahibi ile birlikte bir adam görür. Bu adam, romana adını veren kiracının ta kendisi, yani Berkowickz’dir. Kendisi, Rota’nın yeni komşusu, karşı dairesinin yeni sakinidir. Bununla da kalmaz, Rota ile aynı okula hoca olarak gelmiştir. Kendisi çok başarılı bir hocadır, herkes daha en başından kendisine hayrandır. Buna Rota’nın sevgilisi de dâhildir. Bu andan itibaren Rota için her şey bir kâbusa dönmeye başlar. Berkowickz’in sadece komşusu değil, aynı zamanda en büyük rakibi olduğunu kısa süre sonra anlayacaktır. Önce odasını, sonra derslerinin büyük kısmını, son olarak sevgilisini ve dostlarını Berkowickz’e kaptıran Rota âdeta sudan çıkmış balık misali neye uğradığını şaşırır.
Berkowickz’in gelişiyle okuldaki işleyiş de değişmiştir. Hocaların denetlenmesine ve yeni çalışmalar yapmasına yönelik bir dizi önlem alınması gündemdedir. Rota, her geçen gün dışlandığını, itibarsızlaştırıldığını hisseder. Bunu da ev sahibinden tutun da sevgilisine kadar herkesin davranışlarında görür. Sanki Rota’nın ayağının burkulduğu andan itibaren bir şeyler olmuş, her şey birdenbire kötüye