Başak Güntekin

Başak Güntekin

ÇevirmenEditör
7.8/10
615 Kişi
·
613
Okunma
·
0
Beğeni
·
92
Gösterim
Adı:
Başak Güntekin
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
485 syf.
·Puan vermedi
Küçük bir ilçede yaşıyorum. Hastane imkanlarımız kısıtlı olduğu için genelde bir rahatsızlığımız olursa merkezdeki hastaneye gitmemiz gerekiyor. Bir gün sabahın erken saatlerinde annemle birlikte yola koyulduk. Normal giden hayatımızda , normal diyebileceğimiz sohbetlerden birini ediyorduk yanılmıyorsam. Yaşadığımız küçük ve sorunsuz şehirde çevremizden bir haber her zaman yaptığımız şeyleri yapmaya devam ediyorduk işte. Ama o gün bu rutini bozan bir şey oldu. Dolmuşların kalktığı yazıhaneye gittik ve oturduk . Bu işten sorumlu arkadaşımın da babası olan adam bizimle sohbet için yanımızda oturan ürkek , kolu sargılı ama sargısından belli olan şiş kollu adamı gösterdi . Bu adam Afgan dedi. Buraya çalışmak için gelmiş , adını bile duymadığım bir köyde çiftçi bir adama yardım ediyormuş. Üç kuruş para karşılığında...
O gün sahibin canı bir şeye sıkılmış , bizim işçi olarak düşündüğümüz ama gerçeğinde bir köle olarak çalışan o işçinin elinden çıkarmış tüm öfkesini. Hoşuna gitmeyen herhangi küçük bir şeyden dolayı kırmış adamın elini. Açısına dayanamayan adam gecenin sessizliği ile yola koyulmuş . Köyden ilçeye kadar yürümüüş yürümüşş. Ve işte kırık kolu, kırık kalbi , kırık umutlarıyla karşımızda. Ülkesinden kaçıp başka bir ülkede köle olarak çalışan bu adam şimdi de çalıştığı evden kaçıp başka bir şehirde şansını denemek istemiş. Ülkeye kaçak olarak girmesi de var tabii. Yolda polis çevirmesine takılıp ülkeden atılmış olabilir aynı gün . Bilmiyorum .

Bu kitabı okurken istemsiz o adam geldi aklıma . Afganistan'da yıllardır süren o savaştan bahsediyor çünkü. Savaşta canı yanan o aileleri anlatıyor. Yıllarca süren bir savaş. Yıllarca canı yanan aileler. Gözümün önüne gelmiş bir hikaye varmış meğer ama o günkü rutine devam etmişim. Çok acı...



Bir çırpıda okuyup bitirirseniz bağlantilari kurmak sizin için daha kolay olur. Kitap boyunca ilk hikayedeki iki kardeşin hikayesinin devamını merak ettim, tabiki sonuna kadar anlatmadı . Biraz sıkılabilir siniz , bundan bana ne ,çocukları anlat sen diyebilirsiniz ama bitirmeye gayret edin. Pişman olmazsınız
485 syf.
·24 günde·Beğendi·8/10 puan
Uçurtma Avcısı kadar olmasa da gerçekten güzel bir kitap hayatın tüm farklı yönleri ile ele alan farklı bir kurgu. Soybağı değiştirilerek tamamen farklı bir yaşama sürüklenen bir hayat.
485 syf.
·Puan vermedi
Yazardan beklenmeyecek bir performans... Hikaye bir yerden sonra o kadar sıkıyor ki tüm hevesiniz kaçıyor. Her seferinde ‘ Bu kadar detaya gerek var mıydı ? ‘ dedim. Uçurtma Avcısı’ na bayıldım keza Bin Muhteşem Güneş de öyle ama bu kitap kesinlikle diğer kitapları gibi değildi
485 syf.
·4/10 puan
Ve Dağlar yankılandı
Yazarı Khaled Hosseini'i Bin Muhteşem Güneş ve Uçurtma Avcısı ile tanıdım. Yazara hayran kaldım ve bu hayranlıkla hiç düşünmeden bu kitabını aldım ve okudum ama beklentilerimin çok çok altında kaldı diyebilirim. Peki neden? Baktığımız zaman kitap çok güzel başlıyor, Abdullah ve peri kardeşlerin anneleri öldükten sonra yaşadıkları zorlukları anlatıyor ama bir yerden sonra kitapta kopukluklar oluyor roman şeklinde değil de hikaye şeklinde ilerliyor, tam bir bölüme alıştım derken başka bir bölüme geçiyoruz ve başka başka karakterlerle karşılaşıyoruz. Hikayelerin birbiriyle ufakta olsa bir bağlantısı var fakat ben okurken çok sıkıldım tabi eğer bir hikaye kitabı olarak düşünürseniz kitaptan daha fazla estetik haz almak mümkün olabilir. Uçurtma Avcısı'ndan sonra çok büyük beklentilerle başladığım bir kitaptı fakat kitabın seyrinin hikaye olarak devam etmesi beni geri çeken bir sebep oldu.
200 syf.
·Puan vermedi
Edna'nın bütün bu macerasının tekdüze hayattan sıkılmış olmasına bağlıyorum.Kocası o kadar gaddar birisi olarak tasvir edilmiyor ama edna'cım aşk arıyor,aşkına da buluyor ama kavuşamıyor.Zevkli kitapdı doğrusu 1 gün de bitirebileceğiniz kitap ama ben 3 gün de bitirdim .d neden diye sormayın iyi seyirlerrrr
424 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Uçurtma Avcısı ve Bin Muhteşem Güneşten sonra en az onlar kadar iyi bir kitap daha ...
Hayatlarında aniden bir ayrılık yaşayan iki kardeşin hikayesi aslında ama onlar dışında bir çok karakterin de hikayesine yer verilmiş bu benim çok hoşuma gitti her birinin hikayesinde kalbe dokunan yerler vardı okunduktan sonra pişman olunmayacak güzel ve tüm gerçekliğiyle kalbe hitap eden bir roman...
200 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Gayet akıcı, güzel bir kitaptı benim için. Kitabın isminden de anlaşılacağı gibi bir kadının uyanışıni , kendi özgürlüğünü bulmasını anlatıyor. Kitabın bazı kısımlarında Edna yi haklı bulsam da elestirdigim kısımları da oldu. Benim için keyifli bir kitaptı:))
485 syf.
Kilometrekareye binlerce trajedi düşüyor...
Bu cümle bu kitabı anlatmak için yeterli bile. Çok güzel bir hikaye ile başladı ve çok acı bir olay ile devam etti merak seviyem hat safhaya çıkmıştı okurken. Ama ne yazık ki Abdullah ve peri'ye odaklanmak yerine yan karakterlere o kadar fazla yer vermişki şaşkına döndüm. Abdullah ve Peri kim? Aslında kitabın etrafında dönmesi gereken karakterler. Babalarının Peri'yi Nila Wahdati'ye satması ile başlıyor olay. Kanla canla bağlı iki kardeş anneleri Peri doğarken vefat etmiş kendilerinden başka kimseleri yok. Ayrılmalarından sonra nasıl birlesecekler. Peri'ye ne oldu? Abdullah nasıl? Ve benzeri sorular ile kitabı okudum ama tamamen yıktı beni kitap. Böyle olmamalıydi. Böyle bitmesi gerekmezdi. Bir uçurtma avcısı kadar iyi değildi. Keşke sadece ikisini anlatsaydi ya da en azından Abdullah Peri'yi hatirlasaydi. Tüm bu olumsuzluklara rağmen Peri ve Abdullah'ıda unutmayacağımı biliyorum.
Bir hafta oldu kitabı bitireli ama hala kızgınım yazara neden ya? Niye? Aaa böyle de olmaz ki :(
200 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
Dönemin sosyal ve ahlaki kuralları olarak görünen bir kadının kendini evine, kocasına, çocuklarına adaması,yine dönemin sosyal ve ahlaki kurallarının belirlediği sosyal çevreye karşı nasıl bir tutum sergilenmesi gerektiği gibi konular üzerinden karakterimiz Mrs. Pontellier'in nasıl kendini bulmaya, tanımaya başlamasını, dönemin tüm sosyal ve ahlaki kurallarını yok sayarak nasıl uyanışa geçtiğini tüm içsel, düşünsel ve çevresel açılardan detaylarıyla görüyoruz. Hem o dönemin yaşam standartlarını, kadının hayattaki yerini görebilmek açısından hem de bir kadının her şeye rağmen yapabileceklerini görmek açısından su gibi akıp giden harika bir eser.

Yazarın biyografisi

Adı:
Başak Güntekin

Yazar istatistikleri

  • 613 okur okudu.
  • 21 okur okuyor.
  • 350 okur okuyacak.
  • 9 okur yarım bıraktı.