Merve Zileli

Merve Zileli
@anticlea
Hacettepe Üniversitesi
İstanbul
İstanbul
30 okur puanı
Temmuz 2021 tarihinde katıldı
''Hayat karşımıza ne getirirse getirsin, zaman bizi görmezden gelmeye devam ediyor ve biz sandığımızdan daha güçlü bir şekilde akıntıya karşı dimdik durabiliyoruz. Sevdiğimiz kişileri kaybettiğimizde de aklımıza getireceğimiz ilk şey onların kalbimizde ve zihnimizde bizimle birlikte olmaya devam edecekleri olmalıdır.''
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
''Bir insan bir acıyı yaşamışsa, o acıyı yaşamış olarak kalıyor. Bu durum hiç değişmiyor.''
''Bazı insanların geçmişinde yaşadıkları ya da yaşayamadıkları o kadar ağırdır ki, geçmiş geçmişte kalmaz. Tüm zamanların hakimi olur. Sen yeni bir hayat yaşadığını zannetsen de eski bir filmin bir sahnesini tekrar tekrar oynamaya mahkum edilmiş gibisindir.''
''Acınız anlayışınızı saklayan kabuğun kırılışıdır. Nasıl bir meyvenin çekirdeği kalbi güneşi görebilsin diye kabuğunu kırmak zorundaysa, siz de acıyı bilmelisiniz ve eğer kalbinizi yaşamınızın günlük mucizelerini hayranlıkla izlemek üzere açarsanız, acınızın neşenizden hiç de daha az harikulade olmadığını göreceksiniz. Ve kırlarınızın üstünden mevsimlerin geçişini kabul ettiğiniz gibi aynı doğallıkla kalbinizin mevsimlerini de onaylayacaksınız ve kederinizin kışını da pencerenizden huzur içinde seyredeceksiniz. Acılarınızın çoğu sizin tarafınızdan seçilmiştir. Acınız aslında içinizdeki doktorun hasta yanını iyileştirmek için sunduğu acı ilaçtır. Doktorunuza güvenin ve verdiği ilacı sessizce ve sakince için, çünkü size sert ve haşin de gelse, onun elleri görülmeyenin şefkatli elleri tarafından yönlendirilir ve size sunduğu kadeh dudaklarınızı yaksa da, onun kutsal gözyaşlarıyla ıslanmış kilden yapılmıştır.''
''Çocuklarınız sizin çocuklarınız değildir. Onlar hayatın kendine olan özleminin oğulları ve kızlarıdır. Onlar sizin aracılığınızla oldular, ama sizden değil ve sizle olsalar da size ait değiller. Onlara sevginizi verebilirsiniz ancak düşüncelerinizi değil, çünkü onların kendi düşünceleri olacaktır. Onların bedenleri için bir yuva sunabilirsiniz, ama ruhları için değil. Çünkü onların ruhları yarının evini mesken tutmuştur. Sizin rüyalarınızda bile ziyaret edemeyeceğiniz bir mesken. Onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz, ama onların sizin gibi olmaları için değil. Çünkü hayat ne geri sarar ne de dünde oyalanır. Sizler yaşayan oklar olarak çocuklarınızı ileriye fırlatan yaylarsınız. Yayı kullanan sonsuzluğun içindeki hedef noktasını görür ve bütün gücüyle sizi gerer ki, okları bütün hızıyla uzaklara erişebilsin . Okçunun elleri altında sevinçle eğilin, çünkü o uçan okları olduğu kadar, sarsılmaz yayları da çok sever.''