antonapoulos'a
"geçen gün evimizin önünde durdum bir süre. içinde başkaları oturuyor şimdi. öndeki büyük meşeyi hatırlıyor musun? telefon tellerine engel olmasın diye dallarını kestiler, ağaç öldü. dalları çürüdü, gövdesine oyuk açıldı. ha, burada, dükkandaki kedi (hani sen okşar, severdin ya, o) zehirli bir şey yemiş, öldü. ne acı oldu."
Edebiyat