Ayşe Nur

Nattavardsgästerna, Ingmar Bergman
İsa çarmıha gerildiğinde ve asılı kaldığında acılar içinde bağırdı: “Tanrım, Tanrım!” “Neden beni terk ettin? Bütün gücüyle bağırdı. Cennetteki Tanrının onu terk ettiğini düşünüyordu. Vaaz verdiği her şeyin yalan olduğuna inandı. Ölmesinden hemen önce İsa şüphe içerisinde kaldı. Kesinlikle bu onun en büyük sıkıntısı olsa gerek?
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yöneticiler iyi veya kötü olsunlar, kahraman veya zalim olsunlar, onlar kendi milletlerinin birer yansımasıdırlar. Onlar, milli ruhun birer kopyasıdır, halk kitlesinin içinden doğmuştur. Bir millet nasılsa, devlet adamları da onlar gibidir. İşte bu nedenledir ki eskiden beri “Her millet, layık olduğu idareye ve devlet adamlarına sahip olur.” denilmiştir.
Kentlilerin kokuşmuş evlerde yaşadıkları hayat, vücudu yaratır, kasları güçsüzleştirir, kanda zehirlenmelere neden olur ve insanları miskinleştirir. Buna bir de yıllar süren ve araştırmaya dayalı olmayıp skolastik yöntemlerin uygulandığı eğitim dönemini ekleyiniz. Bu süre zarfında, çocuklarımızın kafası tarihler, şahıs isimleri, ölçü birimleri, prensipler ve cansız yasalar mezarlığına dönüşür.
Lev Tolstoy çok güzel şeyler söylemiş: "Hayattaki 'düzensizliğin' sebebi herkesin iyi bir 'düzene' sahip olmak istemesidir, ama kimse hayatı düzenlemek istemiyor." Herkes yaşamdan almak istiyor, kimse ona bir şeyler vermeyi düşünmüyor.
Çeşitli halkların tarihlerini okudum. Daha sonra sizlere de birçok başka bilim adamlarına da sordum Kendim de düşündüm. Ve sanırım dünya üzerindeki halkların çoğu yamyamlıktan çıkmamış, sadece insanları yeni usullere göre yiyorlar.