Ayşe Nur

Ülkede kültür işçisi yoktu. Halkın zekası uyuyordu. Cahillik bilgisizlik artıyordu. Kalabalıkla yoksulluk da artış gösteriyordu. Devlet yoksullaşıyordu. Ahlakça, fikirce, ekonomice iflasa sürükleniyordu. Oysa biraz okuyup yazmış olanlar, ülkenin haklı olarak kendi kalkınmasını bekleyeceği insanlar ne yapıyordu? Onlar budalaca, ama ilgi çekici uydurmaları okumaktan sarhoştular.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Milyonlarca insan derin, akıllara durgunluk veren bir yoksulluk içinde doğarak yaşamakta ve ölmekte. Bu böyle mi olmalı? Birçoğu doğuştan zeki olan milyonlarca insanın hayatı akılsız hayvanlardan farksız. Milyonlarca kardeşiniz kaba, acımasız ve ahlaksız bir ruha sahip. Bütün bunlar kader midir? Yüzlerce aşağılayıcı ve onur kırıcı "böyle mi olmalı" sorusundan utanç duyuyor musunuz? Toplumun bütün kesimlerine sirayet eden utanç verici aptallık ve umursamazlık da kader olarak mı görülmeli?
Dini temsil eden bu insanlar, halkın ruhunda dindarlık duygusunu uyandırmayı bilmiyorlar. Bunlar dini kitap kapakları arasında hapsedip ölü bir hale getirmişler. Küçük küçük telkinleri üst üste yığarak sıradağlar haline getirmişler. Oysa dinin anlamı ve peygamberliğin öğretici aşk'tadır. insanları sev, hayvanları sev, bütün canlıları sev; ağacı sev, taşı sev, yıldızları sev; ve bütün bunlara yoktan varedeni sev.
Aydın olmak demek, modaya uygun elbise, şapka giymek ve kolalı gömlek giyinmek demek değildir. Aydın kesim, halkın beyni konumundadır. Halkımız siz iyi bir eğitim aldıktan sonra yüksek bir gelir elde edesiniz, geceleri eğlenesiniz diye sizi o konuma getirmemiştir. Böyle olanlar gerçek aydın olamazlar. Onlar yozlaşmışlardır.